Ey gönül ışığım!
Yanaklarından süzülen şuleye
güller ektim sevdiğim
avuçlarımla su taşıdım dağlardan
Ah gözlerindeki deryada kaybolduğum
Selamın gelmedi yıllar geçti de
Sessizliğin zor geliyor bir tanem
Ben güneşi beklerken her seherde
Dağlar boyu kar geliyor bir tanem.
En derin acının türküsü var da
Mavinin zehrine düştü kanatları kuşların
ilmek ilmek dualarım saklım da benim
gördüklerimiz bildiğimiz değil belkide
Mavinin zehrine düştü kanatları kuşların
Enginin de gül açar karlı dağların.
İçime oturan güneş
Çekme sakın perdeni
ışığın düşsün yönüme
Kapatma gözlerini.!
Mat şafaklarda ayazım
İçer gözyaşlarını toprak bulutların,
Belkide doğuştan yazılan kaderi bu!
Kimbilir hangi şarkısını söyler sevdanın
Aydınlık yarınlara akarken ay gibi su!
Ama bir canlı ki hırsına vuramamış perçin
Kirletmeye alışık, neylersin insan bu!
Bin dua dilimde, içimde mahşer
Bir ateş yüreğime kat kat düştü
Süzüldü semadan ak güvercinler
Hüzün gözlerime refakat düştü.
Naif gölgeler gülşen'i sararken
Hangi dağın kar çiçeği sen idin
Yüreğimde bir gül bitti sevdiğim
Batında can zahirim de ten idin
Ay dolanıp geçip gitti sevdiğim.
Ben uzakta hasretinle yaşarken
Gül gülüşlüm kalbime güller eker
Beni bir sonsuz ummana çeker
İçimizde olmuş belli ki şeker
İkimizi kaynatıp bal eylemişler.
Mademki yanarım sevda narına
Güneş bulanık doğar
Hasretin beni boğar
Senin yüzünden yağar
Saçlarıma kar yarim.
Gülüşleri ar yarim
Senin gözlerin başka
Senin sözlerin başka
Beni dipsiz bir aşka
İter senin gözlerin.
Bahar zamanı gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!