Koskoca seneler bir kuş misali
Uçup da gidiyor elden ihtiyar.
Boş da değil onca düşü hayali
Koparıp alıyor daldan ihtiyar
Şüphesiz her dua muhtaç amin'e,
Baksan da bir bakmasan da aynaya
Akşamdan sabaha yaşlanıyoruz.
Veda etmemişiz fani dünyaya
Şükrolsun Allah’a yaşlanıyoruz.
Yaşayıp gitsek de böyle pür neşe,
Elli dört yıl geldi geçti yel gibi,
Artık resmen ihtiyarsın ihtiyar.
Ziyaret eylersin sık sık tabibi,
Bu günlerde çok kibarsın ihtiyar (!).
Gücü azalsa da gözün kulağın,
Ne canlar, ciğerler yaktı kavurdu,
Acaip bir yıldı iki bin yirmi.
Çok fidan kuruttu, çınar devirdi
Fırtınaydı, seldi iki bin yirmi.
Mart idi saldırdı dünyaya covid,
Hiç değişmez hayatın iki yüzü,
Birisi mutluluk, diğeri hüzün.
Bilemeyiz bir saat sonra bizi
Hangisi karşılar bu iki yüzün.
Yoğurabilirsen suyla ateşi.
Seninle beraber yürüdüğümüz,
Yollar geçti gözlerimin önünden.
Sıcaktan kavrulup eridiğimiz,
Yıllar geçti gözlerimin önünden.
Sendin el uzatıp yetemediğim,
Çiğner yutar hazmederim çiğ eti,
Pişmeyen insandan hayır beklemem…
Görüp de bendeki iyi niyeti,
Şaşmayan insandan hayır beklemem…
Bir noktaya koyuvermiş pergeli,
Bu yalancı dünya böyle ezelden,
Sadece üç beş gün Gezer gidersin.
Malesef hiç bir şey gelmiyor elden,
Çoluğu çocuğu üzer gidersin.
Dünyanın kimlere olmuş ki hayrı,
Gönlümdeki yükü döktüm tellere,
İnleye inleye saz heder oldu.
İnsaf eyle diyemedim ellere,
Bam bastı feryadı tiz heder oldu.
Hem sağında engel var hem solunda,
Acısıyla tatlısıyla,
Hayat her şeyiyle güzel.
Dikeniyle, çalısıyla
Rengarenk gülüyle güzel.
Sonuca etme itiraz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!