Yaşadıkça, insan oğlu,
Yaşlanıyor bu dünyada …
Çoğu zaman el-kol bağlı
Tuşlanıyor bu dünyada …
Bilinmez kaç yıl, kaç hafta
Mazlumun hamisi, zalimin hasmı,
Dünyaya yakışan millet işte bu.
Tarih kaç bin yıldır yazar bu ismi
Görmemişsen kör cehalet işte bu.
Hem karada aktif, hem de deryada
Dikene abayı yakan,
Geri dönüp gül ister mi?
Yaşadığı an’a bakan
Huzur dolu yıl ister mi?
Ne baş, ne kol ne de bilek
Geçmiş olsun Güzel İzmir, Bayraklı
Türkiye acına ortak emin ol.
Seksen ilin yalnız sendedir aklı,
Duada binlerce dudak emin ol.
Yaşı kaç ki Vera ile Feda’nın,
O gün bu gün eksilmemiş yolcusu,
Nice civanlarla dolmuş Garaman! ...
Kimlerin gelmişse derin uykusu,
Hemen ona mesken olmuş Garaman! ...
Kimini güz mevsiminde savurmuş,
Bir kovan mı oldu sevda ilinden,
Niçin sağa sola kaçarsın güzel?
Kem söz çıkmaz bu aşığın dilinden
Niye havalanır uçarsın güzel?
Uzar mı sanırsın kaçmakla ömrün?
Boyu şart değil de , huyu huyuna,
Uyanı bulursan kaçırma derim.
Bir kaşık şekeri acı çayına,
Koyanı bulursan kaçırma derim.
Duygusuzun sevgi, saygı nesine
Gündem belirleyen kader elbette,
Mümin buna iman eder elbette.
Katiyen değişmez İlahi kural
Hayy’dan gelen elbette Hu’ya gider.
Bağlar mı diyerek nefsi direğe
Urganla sınıyor kader insanı.
Bilir ki yok demez bala böreğe
Soğanla sınıyor kader insanı.
Kimisinin eli açık bayağı,
SAYMADIK DEĞİL
Saçı uzun aklı kısa diyerek,
Evvela deliden saydık kadını.
Keyf için canına dahi kıyarak,
Gün geldi ölüden saydık kadını.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!