Şehir şehir gezip tozan birini,
Bir eve kapatmak zormuş üstadım.
Bulamasam da kitapta yerini,
Suçsuza da hapis varmış üstadım.
İyiyse; sevgiyle, saygıyla aran
Haftalarca yaşanmıyor bununla,
Sıktı artık kovalim şu virüsü.
Kabalığı sevmiyorsa sabunla,
Kibar kibar ovalım şu virüsü.
Sevmek belki işe yarar bilemem,
Disko, parti, eğlence çılgınları,
Sabahlara kadar gezin bakalım.
Kafanıza takmayın salgınları,
Barlarda demlenip sızın bakalım.
Isırmaz bu virüs kodamanları (!)
Kusura bakmasın Yozgat, Çekerek
Yüreğimde yerin tektir Körpınar.
Susadım su verdin, acıktım yemek
Üzerimde hakkın çoktur Körpınar.
Biliyorum dünya denen bu diyar,
“Çek git dedi şu Iğdır’dan kör şeytan
Mel’unun sözüne uyarak geldim…”
Desem yalan olur vallahi yalan..
Hayırlısı budur diyerek geldim…
Valim “gitme” diye haber gönderdi
Küçük bir şehirdir deme nesi var,
Elmaların alı Yeşil Iğdır’da.
İddialı en az Malatya kadar,
Kayısının balı Yeşil Iğdır’da.
Hem havalar sıcak, hem de yürekler
Kısa adımlarla upuzun yollar,
Uğraşma boşuna yürünmez gülüm.
Sonunda usanır açılan kollar,
Ve göze hiç bir şey görünmez gülüm.
Sevdalınım; ne kulunum, ne kölen
Sen yine de birkaç tane şeker at,
Berbat şu dünyanın tadı ihtiyar.
Yapmışsa bir hayli hayır hasenat,
Silinmez o kulun adı ihtiyar.
Hissiz olan çabuk çöktü, bunadı
Boş bir kağıt ile dolu bir kalem,
Geçirdin eline yine ihtiyar.
Kârda mısın, zararda mı bilemem,
Geçti gitti bak bir sene ihtiyar.
Yedin, içtin onca nimetten her gün
Mutluluğa susamışsın besbelli,
Gölde arıyorsun onu ihtiyar.
Kayboldu ağzının tadı temelli,
Balda arıyorsun onu ihtiyar.
Suni hava doldurursan yelkene,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!