Kapuzbaşı Yahyalı’nın türküsü,
Sarp dağlara köpüklerle yazılmış.
Bu türküyle coşan bitki örtüsü,
Isıtmış toprağı hem bahar hem kış.
Aksi akıllara gelmesin sakın,
Bursa'ya, Bakü’ye eştir Karabağ.
Belki yarın, belki yarından yakın
Hakikat olacak düştür Karabağ.
Şeyh Şamil, Mübariz binlerce misal
Aşık iki büyük nimetim vardır,
Biri ana, diğeri de yâr diyor.
Lakin Azerbaycan halkı yıllardır,
Gönlümüzde bir tek vatan var diyor.
Ant içilmiş; Ya istiklal ya ölüm!
Hor görürsen Yüce Türk Milletini,
Nefret kazanırsın, kin kazanırsın…
Kontrol edemezsen bu hiddetini,
Aziz Nesin gibi ün (!) kazanırsın…
Çık sahneye sen de söyle şarkını,
Hisar Nurdağı'nın şirin köyüydü,
Gel gör ki taş üstünde taş kalmadı.
Kırk beş yıldır dostluğumuz koyuydu,
Artık aramızda hoş beş kalmadı.
6 Şubat günü tam seher vakti,
Kadim dostlar; Karadeniz, Alaçam
Bizimlesin Osman diyor bu akşam.
Boş kalmazsın saçarız ortalığa
Upuzun gecene yetecek ilham.
O gün bu gün derin derin
Kalbimde uyuyor sevdam.
Belki de uyanır yarın
Günleri sayıyor sevdam.
Takıldı kaldı çembere
Bağrımda hazırdır yerin
Gel gel diyor kara toprak…
İşime yaramaz dirin
Öl, gel diyor kara toprak…
Yürümez er geç araban
KARIŞAN KARIŞANA
Canım yandı dikene bir dokundum,
Taraf oldu kavgaya gül karıştı.
Karıncayı incitmekten sakındım
Kargaşada araya fil karıştı.
Kazara dikene bir kez dokundum,
Taraf oldu olaya gül karıştı.
Karıncayı incitmekten sakındım
Kargaşada araya fil karıştı.
Sabır sudur dedim aşk ateşine,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!