Bak bu gün de olabilir yarın da
Sazını duvara astırır toprak.
Es verirsin türkünün bir yerinde,
Çeneni bir demlik susturur toprak.
Varislere kalır çiftin çubuğun,
KIZILCAHAMAM BULUŞTAYI
Edirne'den Kars'a seksen bir ilden,
Kızılcahamam'a gazlayıp geldik.
Kum kalıyor geriye giden selden,
Bugüne ne sular dizleyip geldik.
Değişmez kaderi ana babanın
Söz dinlemez oğlum, kızım dediğin.
Gücü yetmez olur garip çobanın
Ayrılır sürüden kuzum dediğin.
Bir işi, bir sözü zoruna gider
Defterde kitapta yok bir numara
Telefonunun kıymetini bil çocuk.
Fırlatıver çantayı bir kenara
Bilgisayarını ele al çocuk.
“Oku” demek hakarettir bir gence
Ellerle geçirir bir iki çağı,
Bekler kurtarıcı el Kocaeli.
Akçakoca gelir, tası tarağı
Toplayıp da gider el Kocaeli.
İlk çağda; Astakos, Nikomediya,
Umudum vurdu karaya;
Bitti benim koca ömrüm!...
Ege ile Marmara’ya;
Battı benim koca ömrüm!...
Akıbet gelecek sıram,
Kalemle silgiyi karıştırmışım;
Gerek yokmuş bunca sözlere dostlar…..
Bilmem niye verip-veriştirmişim,
Bir özür borçluyum sizlere dostlar…..
Kesmek lazım konuşanın dilini,
Söyleyen doğru söylemiş;
“Gez Dünyayı, gör Konya’yı.”
Rabbim armağan eylemiş,
Bize güzel bir Konya’yı.
Dümdüz ova, yokuş iniş
Bu virüse benden de bir laf ola,
Sürç-ü lisan eyler isem af ola.
Uzak durmak istiyorsak illetten
Elimizde sabun ola, cif ola.
Yüz metrekareye hapsedip bizi,
Dışardan seyredip durdun korona
Yaşatıp en büyük şoku, krizi
Sanırım murada erdin korona.
Biliyorum olamazsın insanî,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!