Ha bire övünsün “şahım” diyerek,
Sırtını verdiği güç kulu yakar.
Hakkı, adaleti hiçe sayarak
Aldığı intikam, öç kulu yakar.
Baş vurma hileye, girme oyuna
KURBAN OLDUĞUM
Şenlendirdi gelişin hanemizi
Var git güle güle kurban olduğum
Es geçme gelecek her senemizi,
Hazırız kabule kurban olduğum.
Ya çıktım Taşköprü'ye, ya takıldım Meydan'a.
Her semtini yıllarca gezip durdum Adana.
Kanal'ında süzülen bir divane balığım
Kurttepende dolaşan deli kurdum Adana.
Elli beş senelik hayat filmini,
Yüz defa geriye sardın ihtiyar.
Hüzün sanatını, sabır ilmini
Çok iyi kotarıp kardın ihtiyar.
Yemyeşil gözüne, hilal kaşına
KURTARIŞ
Her olup biteni görme dediler,
Nice çirkinlikten gözü kurtardım.
Cahillere cevap verme dediler,
Ayağa düşmekten sözü kurtardım.
Bu diyardan o diyara giderken,
Azığını götürmezsen yanarsın.
Yaratana son borcunu öderken,
Bir şehadet getirmezsen yanarsın.
Davete açık tut kulaklarını,
“Çek git dedi şu Iğdır’dan kör şeytan
Mel’unun sözüne uyarak geldim…”
Desem yalan olur vallahi yalan..
Hayırlısı budur diyerek geldim…
Valim “gitme” diye haber gönderdi
Küçük bir şehirdir deme nesi var,
Elmaların alı Yeşil Iğdır’da.
İddialı en az Malatya kadar,
Kayısının balı Yeşil Iğdır’da.
Hem havalar sıcak, hem de yürekler
Kısa adımlarla upuzun yollar,
Uğraşma boşuna yürünmez gülüm.
Sonunda usanır açılan kollar,
Ve göze hiç bir şey görünmez gülüm.
Sevdalınım; ne kulunum, ne kölen
Sen yine de birkaç tane şeker at,
Berbat şu dünyanın tadı ihtiyar.
Yapmışsa bir hayli hayır hasenat,
Silinmez o kulun adı ihtiyar.
Hissiz olan çabuk çöktü, bunadı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!