Alimle yol çekilir her mevkide
Cahille yürümek zormuş ihtiyar.
Velhasıl kırk elli yıldan ziyade
Seni böyle kullar yormuş ihtiyar.
Anan, baban, ablan, abin sığmıyor
Ne canlar, ciğerler yaktı kavurdu,
Acaip bir yıldı iki bin yirmi.
Çok fidan kuruttu, çınar devirdi
Fırtınaydı, seldi iki bin yirmi.
Mart idi saldırdı dünyaya covid,
Hiç değişmez hayatın iki yüzü,
Birisi mutluluk, diğeri hüzün.
Bilemeyiz bir saat sonra bizi
Hangisi karşılar bu iki yüzün.
Yoğurabilirsen suyla ateşi.
Acısıyla tatlısıyla,
Hayat her şeyiyle güzel.
Dikeniyle, çalısıyla
Rengarenk gülüyle güzel.
Sonuca etme itiraz,
Rabbimizin can verip yarattığı,
Kelebek de güzel, çiçek de güzel.
Karaya, havaya, suya attığı
Yüzlerce, binlerce böcek de güzel.
Yüzleri güldüren baharlar, yazlar
Yüreğimi gazel gibi,
Yakmak var mıydı hesapta.
Karşıma geçip el gibi,
Bakmak var mıydı hesapta.
Vurdun tepeme tokmağı,
Hisar Nurdağı'nın şirin köyüydü,
Gel gör ki taş üstünde taş kalmadı.
Kırk beş yıldır dostluğumuz koyuydu,
Artık aramızda hoş beş kalmadı.
6 Şubat günü tam seher vakti,
Çiğner yutar hazmederim çiğ eti,
Pişmeyen insandan hayır beklemem…
Görüp de bendeki iyi niyeti,
Şaşmayan insandan hayır beklemem…
Bir noktaya koyuvermiş pergeli,
Bu yalancı dünya böyle ezelden,
Sadece üç beş gün Gezer gidersin.
Malesef hiç bir şey gelmiyor elden,
Çoluğu çocuğu üzer gidersin.
Dünyanın kimlere olmuş ki hayrı,
Kolay değil seni sana bırakmak,
Bin kere denedim olmuyor işte.
Çok isterdim geçen yılları yakmak,
Hatıralar alev almıyor işte.
Senelerce ilden ile taşındım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!