Sabah, öğle,akşam alıp koluna,
Sarıversen hemen iyileşirdim…
Benimle beraber yeni yılına,
Giriversen hemen iyileşirdim…
Geçmiş olsun deyip tutsan elimi,
Peygamber’in verdiği o müjdeyle
Eriştin devlete fakir İstanbul…
Kuran’da anıldın “Güzel Belde”yle
Sendeki bu talih nedir İstanbul?
Aşkın asırlarca yaktı cihanı,
Her şeyi bilirim diyen ey gafil.
Cahil olma, biraz da haddini bil.
Kitapları çiğnemeden yutanın
Cür'eti artıyor, hürmeti değil.
Havalanıp durma gafil,
Hele bir dön halına bak…
Akıbetin farklı değil,
Yerde yatan ölüne bak…
Fayda vermez emmin, dayın
Sözün ucu hakikaten sivridir
Dokunmasın ona buna dikkat et…
Hoş olmayan dilin bencil tavrıdır
Farkımız ne sana- bana dikkat et…
Soğukluk, serinlik kışta güzeldir,
Saç ağarmış, belin bükülmüş deme,
Sen sadece seni gören gözü gör…
Yaprağın kuruyup dökülmüş deme,
Gönlümdeki baharı gör, yazı var…
Sakın ha üstüme tedbirsiz varma,
Kurulsa da baş köşeye,
Makamsız saza aldanma!...
“Maydanoz olur” her şeye,
Görgüsü aza aldanma!...
Kurt bir görsün kuzuları,
Efelenip tutma güreş,
Yıkar seni Karadeniz….
Suyu bile kızgın ateş,
Yakar seni Karadeniz….
Sol yanına çöker ağrı,
Hiçbir değeri yok emeğin, terin,
Dünyada yan gelip yatan kazanır.
Yerin önemlidir, inan ki yerin,
Derenin başını tutan kazanır.
Kırıp gerdanını, büküp boynunu,
Sağa sola yalpalayıp sallanmaz
Bir dağ gibi dimdik durur bir adam.
Dışı çıplak içi boş söz kullanmaz
Cahile dersini verir bir adam.
Yüzü, gönlü soğuk olmaz kış gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!