Kırlangıç mı, kanarya mı, kumru mu?
Söyle hele neydi adı balığın…
Bünyamin Bey, komik bulma sorumu
Kuşa benziyordu tadı balığın…
Zannetme doymayan yalnız birisi
Köylere sözüm yok lakin
Şehirde kaybolmuş bayram…
Akıp gider sessiz, sakin
Nehirde kaybolmuş bayram…
Eski adetler, görgüler
Gururlanma insanoğlu;
Son durağın bir çukurdur.
Şimdilik ceplerin dolu,
İşlerin tıkır tıkırdır.
Mal mülk yalan, hayat bir düş
At çamuru izi kalsın,
Başarının şartı budur.
Etik olmaz deme sakın,
En etkili sorti budur.
Hak, hukuk, töre, anane
Alem sanır çok şerefli bir görev
Uşağıma uşaklıktır BABALIK
Bu görevi ne kadar seversen sev,
Hakikatte salaklıktır BABALIK
Bir gün, beş gün değil her gün her saat
Her zaman doğru ol, eğri çubuğa
Bilirsin bir değer verilmez oğul!
Olgunlaş, tatlı ol, ekşi koruğa
Tilki bile gidip sarılmaz oğul!
Besmeleyle başla, sonra niyet et,
Dünya malı için dostlarla aram
Bozulursa delirmemek ne mümkün…
Alnımın çatına “enayi adam”
Yazılırsa delirmemek ne mümkün…
Gurbet elde üç kuruşluk huzurum,
Uzakta kal, gelmek istemiyorsan
Sadece bir sıcak selamın yeter.
Bayramdan bayrama aranır insan
Çok değil iki çift kelamın yeter.
Nasılsa aklımdan çıkmıyor yüzün,
Nica imza atan beyler tanıdım,
Hepsi de “Hoşça kal deyip de gitti…
Ustalar, çıraklar, toylar tanıdım
Kalemi masaya koyup da gitti…
Benim devrim, benim günüm diyenler,
Gelen vurur giden vurur darbeyi,
Şu yalan dünyada gülmez garipler!
Ses etmez içine atar her şeyi,
Dayı kapısını çalmaz garipler!
Sanma dertlerini ele götürür,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!