Temelsiz bir konak gibi,
Sallanırsın yalan dünya! ...
Eline düşen garibi,
Kullanırsın yalan dünya! ...
Tanıyanlar iyi tanır,
Yaratan’ın kesin emri
Gelenler gidiyor işte…
Şu fani dünyada ömrü,
Dolanlar gidiyor işte…
Gelince Makam’dan davet,
YANARSIN! ..
Şansı olan kızıl korda dans eder;
Sen bir avuç soğuk külde yanarsın…
Bilmem ki bu hale alimler ne der?
Buz tutmuş denizde, gölde yanarsın..
Durduk yerde kaybolmasın huzurun,
Kimsenin işine karışma oğlum!
Dağ olur ufacık özrün, kusurun
Hoyrat insanlarla yarışma oğlum!
Hayat yolu bitmez budalalarla,
Eline verilen körpe fidanlar,
Kuruyorsa sebep sensin elbette.
Hastaların gidip başka Lokmanlar,
Arıyorsa sebep sensin elbette.
Sevgi ile yaklaşmazsan sen ona,
Bunca sene yaşayıp şunu gördüm;
Yerine konmayan hazine sağlık.
Rastladığım her tür hastaya sordum;
Bize lazım olan şey yine sağlık.
Bal şerbet değildir, yenip içilmez
Ey vafasız bu garibi,
Özlemeyi bilmez misin?
Şirin gibi, Leyla gibi
Sızlamayı bilmez misin?
Fani hayatın özüdür,
Karı buzu bile kavurur yazı
Güneşi dondurur kışı Bayburt’un..
Olmaz şeftalisi, muzu, kirazı
Kartoldur hayali düşü Bayburt’un..
Fazla biber, kabak üretmez tarla
Gereksiz yoldaşın(!) , faydasız dostun (!) ,
Sağlığına nasıl dua edersin?
Mübarek gördüğün, bildiğin odun,
Sağlığına niye dua edersin?
Odun bile hem köz olur, hem kömür,
Almak farzdır gönderilen selamı
Yaratana asi olma Bilalım…
Ben ne suçlar ne kınarım adamı
İster al istersen alma Bilalım…
Söz ikram edene sözle cevap ver




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!