Grieg Holberg Çağından adlı Süit'ini 1884'te, sipariş üzerine bestelemiştir... Şair Ludwig Holberg (1684 1754) yazdığı tarih, bilimsel, politik, felsefe ve tiyatro eserleriyle Danimarka edebiyatının kurucusu sayılır... Kuzeyin Molière'i olarak da kabul edilen ve arkadaşlarına Latince mektuplar yazan, hanımlarla Fransızca konuşan, köpeğine Almanca emirler veren, uşaklarını Danimarka dilinde azarlayan Holberg'in 200. doğum yılı nedeniyle, önce solo piyano için Barok stille romantik unsurların bir karışımı olarak yazılan, çeşitli ülkelerin danslarını da yansıtan beş bölümlü süitin, bir yıl sonra besteci tarafından yaylı çalgılar için düzenlemesi de yapılmıştır... Bir Prelüd ve dört Barok çağ dansından oluşan süitin biçimi, aşağı yukarı J.S.Bach ile aynı yıllarda yaşamış olan Holberg'in çağının stilindedir...
Prenses, küçük tanrıların oyunlarını uzaktan denetleyen yüce bir tanrıça gibi, mahsus biraz geride, yanlamasına konmuş, mercan kayası gibi kıpkırmızı bir kanepenin üzerinde oturuyordu; yanındaki, muhtemelen ayna olan geniş, camsı yansıma, suların gözkamaştırıcı billurunda bir ışının böldüğü, dik, karanlık ve sıvı bir bölgeyi hatırlatıyordu... Kimi deniz çiçekleri gibi hem tüy, hem taç olan, iri, beyaz, kanat gibi havlı bir çiçek, prensesin alnından aşağı, bir yanağı boyunca inmekte, yanağın kıvrımını cilveli, sevdalı, canlı bir kıvraklıkla izleyerek, adetâ bir masal kuşunun yuvasındaki pembe bir yumurta gibi, yanağı yarı yarıya örtmekteydi... Prensesin saçlarının üzerinde, kaşlarına kadar inen, sonra daha aşağıda, boğazının hizasında devam eden, kimi güney denizlerinden çıkan beyaz deniz kabuklarından ve aralarına serpiştirilmiş incilerden oluşan bir file vardı; dalgaların arasından yeni çıkmış bu deniz mozaiği arasıra karanlığa gömülüyor, o zaman bile, prensesin gözlerindeki parıltılı hareket, derinliklerden bir insan varlığını haber veriyordu... Prensesi alacakaranlığın diğer dilberlerinden çok daha üstün kılan güzellik, bütünüyle ve tek başına, somut olarak ensesinde, omuzlarında, kollarında, endamında yer almıyordu... Ama endamının o hârikulâde, tamamlanmamış çizgisi, kesin bir hareket noktasıydı; göz bu kaçınılmaz başlangıcı, olağanüstü güzellikte, ideal bir figürün koyu karanlıkta yansıyan hayaleti gibi, kadının etrafına dolanan, görünmez çizgiler halinde uzatmaktan kendini alamıyordu...
- It seems to me, there are two kinds of men, one who learns to play Bach and Handel, only to play 'I Kiss Your Little Hand, Madame' and the man who learns to walk step by step so that one day he might climb Mount Everest...
Art thou troubled? Music will calm thee Art thou weary? Rest shall be thine Music, source of all gladness heals thy sadness at her shrine Music, music ever divine Music, music calleth with voice divine
When the welcome spring is smiling, All the earth with flow'rs beguiling after winter's dreary reign, Sweetest music doth attend her, Heavenly harmonies doth lend her, Chanting praises in her train...
The Veronicas - In Another Life...
...
Grieg Holberg Çağından adlı Süit'ini 1884'te, sipariş üzerine bestelemiştir... Şair Ludwig Holberg (1684 1754) yazdığı tarih, bilimsel, politik, felsefe ve tiyatro eserleriyle Danimarka edebiyatının kurucusu sayılır... Kuzeyin Molière'i olarak da kabul edilen ve arkadaşlarına Latince mektuplar yazan, hanımlarla Fransızca konuşan, köpeğine Almanca emirler veren, uşaklarını Danimarka dilinde azarlayan Holberg'in 200. doğum yılı nedeniyle, önce solo piyano için Barok stille romantik unsurların bir karışımı olarak yazılan, çeşitli ülkelerin danslarını da yansıtan beş bölümlü süitin, bir yıl sonra besteci tarafından yaylı çalgılar için düzenlemesi de yapılmıştır... Bir Prelüd ve dört Barok çağ dansından oluşan süitin biçimi, aşağı yukarı J.S.Bach ile aynı yıllarda yaşamış olan Holberg'in çağının stilindedir...
...
...
Prenses, küçük tanrıların oyunlarını uzaktan denetleyen yüce bir tanrıça gibi, mahsus biraz geride, yanlamasına konmuş, mercan kayası gibi kıpkırmızı bir kanepenin üzerinde oturuyordu; yanındaki, muhtemelen ayna olan geniş, camsı yansıma, suların gözkamaştırıcı billurunda bir ışının böldüğü, dik, karanlık ve sıvı bir bölgeyi hatırlatıyordu... Kimi deniz çiçekleri gibi hem tüy, hem taç olan, iri, beyaz, kanat gibi havlı bir çiçek, prensesin alnından aşağı, bir yanağı boyunca inmekte, yanağın kıvrımını cilveli, sevdalı, canlı bir kıvraklıkla izleyerek, adetâ bir masal kuşunun yuvasındaki pembe bir yumurta gibi, yanağı yarı yarıya örtmekteydi... Prensesin saçlarının üzerinde, kaşlarına kadar inen, sonra daha aşağıda, boğazının hizasında devam eden, kimi güney denizlerinden çıkan beyaz deniz kabuklarından ve aralarına serpiştirilmiş incilerden oluşan bir file vardı; dalgaların arasından yeni çıkmış bu deniz mozaiği arasıra karanlığa gömülüyor, o zaman bile, prensesin gözlerindeki parıltılı hareket, derinliklerden bir insan varlığını haber veriyordu... Prensesi alacakaranlığın diğer dilberlerinden çok daha üstün kılan güzellik, bütünüyle ve tek başına, somut olarak ensesinde, omuzlarında, kollarında, endamında yer almıyordu... Ama endamının o hârikulâde, tamamlanmamış çizgisi, kesin bir hareket noktasıydı; göz bu kaçınılmaz başlangıcı, olağanüstü güzellikte, ideal bir figürün koyu karanlıkta yansıyan hayaleti gibi, kadının etrafına dolanan, görünmez çizgiler halinde uzatmaktan kendini alamıyordu...
...
'Yaju no seishun' (1963)
Seijun Suzuki
- It seems to me, there are two kinds of men, one who learns to play Bach and Handel, only to play 'I Kiss Your Little Hand, Madame' and the man who learns to walk step by step so that one day he might climb Mount Everest...
(A Canterbury Tale)
Julie Manet (1878 - 14.7.1966) 'Growing up with the Impressionists.'
Aç kapıyı ben geldim
Safa geldin hoş geldin
El ediyor el ediyor
O yar beni del'ediyor
Çuha da yelek ekl'olur
Çirkin seven dertl'olur
Sen de yanık ben de yanık
Sular akar boz bulanık
Eller de uyur ben uyanık
Sever isen güzel sev
Güzel merhamatl'olur
El ediyor el ediyor
O yar beni del'ediyor...
Forgotten virtuosi - Violin showpieces from the early 17th century - Jonathan Talbott
Art thou troubled? Music will calm thee
Art thou weary? Rest shall be thine
Music, source of all gladness heals thy sadness at her shrine
Music, music ever divine
Music, music calleth with voice divine
When the welcome spring is smiling,
All the earth with flow'rs beguiling after winter's dreary reign,
Sweetest music doth attend her,
Heavenly harmonies doth lend her,
Chanting praises in her train...
- Bir kadının yalanı incelik ve zarafetle yumuşatılıyorsa her zaman kabul edilebilir...