Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • insan05.09.2006 - 22:11

    anlamıyorum
    bir insan düşününki
    kendisine dini allah ı çağrıştıran herşeye düşman kesilsin..
    mutlaka geçmişi vardır bu olayın
    düşman olmak heleki dine
    pek kolay değil
    ama bu kadar mı dedirtiyorlar bazen..
    çocukluklarına inmek lazım böylelerinin
    çıkar birşeyler..

  • sinir05.09.2006 - 19:52

    sinirlenince
    sinir hücrelerinize bir açık hava ısmarlayın balkonda
    otutturun korkuluğun dibine bir sandalye koyarak onları
    ve şarkı söyleyin hücrelere..
    yatıştırın kendinizi..

  • fıkra05.09.2006 - 19:05

    Zengin bir Arap kalp ameliyati geçirecekmis.
    Doktorlar, ameliyat öncesi bir tedbir olarak bir miktar kan
    depolamak istemisler.
    Ama bu Arap'in kani çok nadir bir kan imis. Bütün dünyayi arayip
    taramislar ve sonunda Kudüs'te yasayan bir yahudide bu kanin
    oldugu anlasilmis.
    Yahudi kan vermeye razi olmus ve ameliyat da yapilmis.
    Ameliyattan sonra zengin Arap, kendisine kan veren Yahudiye
    tesekkürleri ile beraber müthis bir otomobil ve bir milyon dolar
    para yollamis.....
    Bir kaç ay sonra Arap'in bir kere daha ameliyat olmasi icap
    etmis.
    Doktorlar yine Yahudi'yi aramislar ve Yahudi'de tekrar kan
    verecegini
    söylemis.Arap yine ameliyat edilmis.
    Ancak bu defa kendisine kan veren Yahudiye bir tesekkür notu
    ile
    bir kutu şam
    baklavasi yollamis.
    Çok daha kiymetli hediyeler ve para bekleyen Yahudi bu ise çok
    bozulmus.
    Kan verdigi Arap zenginine bir telefon açip neden bu kadar
    cimri
    davrandigini
    sormus.
    Arap kahkahalar atarak su cevabi vermis:
    'Ya habibi, gözümün nuru...
    Artik damarlarimda Yahudi kanı dolasiyor! '

  • gazetecilik05.09.2006 - 18:53

    Ülkede kriz başlayınca iki genç Türk gazeteci atmışlar kendilerini yurtdışına... Bir iki hafta barlarda zaman geçirip, hayatın tadını cıkartmışlar. Sonra iş aramak için kapıları çalmaya başlamışlar.
    Bir gün, iki gün, bir hafta, iki derken, ümitleri iyice kırılmaya başlamış. O sırada bir ilanı görünce gözleri parlamış.

    'Çiftlikte çalışacak işçi aranıyor.'

    Koşarak gitmişler. Çiftlik sahibi, tepeden tırnağa süzmüş bizimkileri, sonra ellerine birer kürek tutuşturmuş, büyükçe bir ahırın kapısına götürmüş. Günde üç öğün yemek, saati 5 Euro karşılığında, ahırdaki gübreyi, 50 metre ilerideki kuyuya taşımalarını istemiş. Yatacak yer de vermiş. Umutsuzluktan umuda ulaşan bizim Genç Türkler bir haftalık işi iki günde bitirivermişler. Ahır pırıl pırıl olmuş. Çiftlik sahibi ağzı kulaklarında, bizimkilerin çalışmalarından son derece memnun, çiftlikte sürekli iş önermiş.

    Bizimkiler, bir daha sokaklara düşmemek için kabul etmişler. Adam, bu sefer onları tavuk çiftliğine götürmüş. Makinenin başına gelmişler, anlatmış olayı. 'Düğmeye basın, yürüyen bant çalışmaya başlar. Önünüzde iki kutu var, irileri sağ taraftakine, küçükleri sol taraftakine koyup, kutuları bantlayıp, ait oldukları kolilere yerleştireceksiniz. İş bu kadar basit...”, demiş ve gitmiş.

    Geçmişler bizimkiler birer tarafa basmışlar düğmeye, bant hareket etmiş, önlerine bir yumurta gelmiş, almışlar ellerine, bakmışlar, bakmışlar, 'iyi mi, kötü mü, büyük mü, küçük mü? ' tartışmaya başlamışlar. Bu arada bant akıyor ve tabii ki yumurtalar da, bantın ucundan çöp tenekesine düşüyor... Çiftlik sahibi tesadüfen gelmiş yanlarına. Bir bakmış ki onlarca yumurta boşa gidiyor, bizimkiler hala ellerinde bir yumurta tartışıyor. Durdurmuş bantı, 'Ne yapıyorsunuz? ' demiş kızgınlıkla... Gençler şaşkın bakınca,

    'Siz Türkiye'de ne iş yapıyordunuz? ' diye sormuş.

    Bizimkiler 'Gazeteciydik! ' deyince, “Belli' demiş adam,

    'B.... atmayı çok iyi beceriyorsunuz ama, iyiyle kötüyü ayırt etmeyi bir türlü beceremiyorsunuz! '

  • tarihi sözler05.09.2006 - 18:30

    'arputhanun hutpunun diz het het hitpunun'

    -anonim-

  • 05.09.2006 - 17:46

    bende yarın oradayım?
    bugünde
    biliyor musunuz
    dünde orada
    o eylemi yapıyordum..

  • yalvarmak05.09.2006 - 17:44

    bir ihtiyaç..
    yalvaran insanlarla dolu memleket
    istemenin büyümüş ve kabına sığmayan hali..
    biraz acelecilikten
    biraz açgözlülükten
    biraz yokluğun dayanılmaz sancısından
    bazende korkunun ayyuka çıkışından kaynaklansada
    itidalli olmalı
    ve sınırsız verme yetkisine sahip olana yalvarmalı
    sınırsızca
    elleri açarak..
    '-meli' 'malı'...
    gerçekler ne kadar güzel duruyor yazıda..
    yap 'malı'..
    ahhh!

  • olabilite05.09.2006 - 17:26

    serkanın 42 misketi vardır ve cimrinin tekidir
    buna rağmen hasanın misket sayısı sadece 13 tür ve kıskançtır hasan
    olayın birde geçmişi var
    serkan 42 misketlik koca servetini
    hasanı oynadıkları oyunda kökleyerek elde etmiştir
    ve hasan serkanın yanına gider
    gözleri %20 kısıktır
    ve saçları yaklaşık %5 oranında dikenleşmiştir
    nabzı 90 a vurmuştur
    serkana gidip misketlerini geri ister..

    SORU: bu problemde hasanın serkanı dövme OLABİLİTEsini
    hesaplayarak söyleyiniz..

  • oğul05.09.2006 - 17:19

    'oğul'
    dedi
    'sev' dedi insanları
    ömrüne ömür katar..

  • o an05.09.2006 - 15:28

    az önce
    siyah ve demirden yaklaşık 80x120 ebatlarında
    üzerine sarı puntolarla
    'asker gitmesin'
    yazılı pankartı bir elinde
    alışveriş poşetleride diğer elinde olan
    50 li yaşlarda bir bayan gördüm..
    görüntülemek isterdim
    o anı..
    siyasi bir yorumum yok
    ama ntv deki klişeleşmiş
    o anlar geliverdi aklıma..
    hani bombalar arasında oynayan çocuklar
    asker miğferleriyle kafasını yıkayan insanlar falan filan..
    çelişkili olmayıp
    çelişkiye benzeyen manzaralar..