develerin suyun kokusunu aldıkları zaman suya yaklaştıklarını anladıkları zaman aniden sahibinin yuları geri çekmesine rağmen durmadan koşması gibi koşuyorum boğazıma bağlı yüzbin yuları ve o yularları tutan insanları peşimde sürükleyerek sana doğru.. susadım sana susuzluktan gözyaşlarımı içtim günlerce ve tükettim onları çatlayan dudaklarıma bir katre su damlatır mısın ey sevgili!
suçlayamıyorum seni ey ben! eğer hakiki gıdâlarla besleseydim seni bu yalancı sahte emziklere meyletmezdin.. beslendiğini sanıyorsun fakat giderek zayıflıyorsun ruh çöküntüsü eşiklerinde dolaşıp tehlikeli sularda yüzüyorsun..
elimde var 1 tane sıfır
ama ağlıyor sürekli
niye diyorum
-ben (- 1) olmadan yaşayamam
diyor..
var mı elinde (-1) i olan
başgözedelim şunları..
hiç birşey yapmayarak
İş çıkışı
fırından alınan iki ekmek
peşindende evin yolunu tutmak..
aynur-ahmedo
develerin suyun kokusunu aldıkları zaman
suya yaklaştıklarını anladıkları zaman
aniden
sahibinin yuları geri çekmesine rağmen durmadan
koşması gibi
koşuyorum
boğazıma bağlı yüzbin yuları ve o yularları tutan insanları
peşimde sürükleyerek
sana doğru..
susadım sana
susuzluktan gözyaşlarımı içtim günlerce
ve tükettim onları
çatlayan dudaklarıma bir katre su
damlatır mısın ey sevgili!
zahirde bombaların patladığı mahallesinde
vücudu parçalanan çocuğun canını alan
olsada
o çocuğun
ruhunun elinden tutup
çekendir azrail..
cevabı
-hoşbulduk
olan bir
-hoşgeldin..
suçlayamıyorum seni ey ben!
eğer hakiki gıdâlarla besleseydim seni
bu yalancı sahte emziklere meyletmezdin..
beslendiğini sanıyorsun fakat
giderek zayıflıyorsun
ruh çöküntüsü eşiklerinde
dolaşıp
tehlikeli sularda yüzüyorsun..
yakamızdan tutup çekerken ölüm
yaşamaya
şartlanmış bedenleriz biz..
hey!
nezaket sahibi dürüst adam!
eylemlerin bendeki intibâna sarkıntılık ediyor
ve yüreğimde bir ünsiyet peydah edebilir her an..
sana karşı..