'mâ' ve 'dâme' kelimelerinin birleşimden oluşan 'devam ettikçe' anlamına gelen arapça bir bağlaç. 'devam' 'daima' 'dâim' 'idâme'kelimeleride 'dâme' ile aynı kökten türemiştir. 'dâme' = süreklilik arz eden. devam eden.
'fer' = en önde giden 'iştah' = arzulanan anlamına geliyor. 'en önde olmayı arzulayan' 'ilk sırada yer almayı isteyen veya yeralan' ilginçtir; 'iştah' ve 'şehvet' aynı kökten türemiş iki kelime. türkçede şehvet denilince cinsellik iştah denilince yeme isteği anlamları geliyor akla..
yüzyılın icadı bence.. :) Fransızca 'fermoire' nin türkçeleşmiş hali kapatıcı, sağlam,pek,emin anlamlarına geliyor. 1893 yilinda judson l whitcomb tarafinda icat edilmis ürün. daha sonra gideon sundback tarafindan gelistirilmistir. ilk defa 1905 yilinda konfeksiyon ürünlerinin üzerinde kullanilmaya baslamis ve 1920lerde populer hale gelmistir.
sessiz ol bak! görüyormusun şu kanatlı uçuşan beyaz renkli garip kuşları? daha önce görmedin değil mi? onlar benim hayallerim işte her gece zihnimin gecelerinde uğrarlar buraya ve ufak bir çıtırdıyla kaçıp giderler. sakın sakın elindeki gerçeklerle gelme buraya gerçekler hayallerimin en büyük düşmanları. bir bilsen ikisinide aynı zihinde beslemek... ne kadar zor... birbirlerinin varlıklarından bile haberleri yok oysaki...
'mâ' ve 'dâme'
kelimelerinin birleşimden oluşan
'devam ettikçe' anlamına gelen arapça bir bağlaç.
'devam' 'daima' 'dâim' 'idâme'kelimeleride 'dâme' ile aynı kökten türemiştir.
'dâme' = süreklilik arz eden. devam eden.
bir de sorulan sorulara
verilen bazı cevaplar vardırki
cins-i latîf olan karşı cins
'evet' cevabından başka verilen her cevabı hayır olarak algılar...
-beni seviyor musun
-bilmiyorum..(hayır)
-beni seviyor musun
-çok gürültü var duyamıyorum seni! (hayır)
-beni seviyor musun
-telefon çekmiyor.. efendim? neyse ben ararım seni! (hayır)
-beni seviyor musun?
-çok yorgunum. seninle polemiğe giremem şimdi (hayır)
kesinlikle.. cevabı evet olmazsa 'hayır'a yorulan bir soru bu.. :)
anlamsızlıklar
ve anlamlılıklar yumağı olan kelime.
-beni seviyormusun?
-hayır
-ne yani sevmiyor musun?
-hayır.
-e seviyorsun o zaman
-e hayır..
:)
'fer' = en önde giden
'iştah' = arzulanan anlamına geliyor.
'en önde olmayı arzulayan' 'ilk sırada yer almayı isteyen veya yeralan'
ilginçtir;
'iştah' ve 'şehvet' aynı kökten türemiş iki kelime.
türkçede
şehvet denilince cinsellik
iştah denilince yeme isteği anlamları geliyor akla..
yüzyılın icadı bence.. :)
Fransızca 'fermoire' nin türkçeleşmiş hali
kapatıcı, sağlam,pek,emin anlamlarına geliyor.
1893 yilinda judson l whitcomb tarafinda icat edilmis ürün.
daha sonra gideon sundback tarafindan gelistirilmistir.
ilk defa 1905 yilinda konfeksiyon ürünlerinin üzerinde
kullanilmaya baslamis ve 1920lerde populer hale gelmistir.
insanın iç dünyasını saran sıkıntı.
ağırlık...
sert ve ağır bir ağırlık...
sessiz ol
bak!
görüyormusun şu kanatlı
uçuşan beyaz renkli garip kuşları?
daha önce görmedin değil mi?
onlar benim hayallerim işte
her gece zihnimin gecelerinde uğrarlar buraya
ve ufak bir çıtırdıyla kaçıp giderler.
sakın
sakın elindeki gerçeklerle gelme buraya
gerçekler
hayallerimin en büyük düşmanları.
bir bilsen
ikisinide
aynı zihinde beslemek...
ne kadar zor...
birbirlerinin varlıklarından bile haberleri yok oysaki...
hayat gibi..
yakıyor
ama düzeltiyorda..
sudaki bileşenleri sevmediği için
onlara bir tepki olarak
köpürdüğünü
biliyor muydunuz?
fakirliğin asla şikayetin olmasın
fakir olsanda kendine
kendi kendini zengin hissettirecek şeyler bul!
babamın meşhur sözüdür bu..