arapça 'musıkî' kelimesinden türkçeye 'müzik' olarak geçmiş bir kelime ayrıca eski yunancada ' mousikē ' kelimeside aynı kökten. mitolojide 'Moúsa' sanat tanrıçası, ilham perisi anlamlarına geliyor.
uyanacağım yerde önemli.. bizim köydeki 'cileni dere' (lazca) nin en tepesindeki yabani armut ağacına kurulu salıncakta sallanırken karşıki dağın üzerime gidip geldiği o mutluluk ânında uyanmayı isterdim... hem de çok isterdim. âniden orada oluverseydim şimdi ne dünün tasası ne yarının endişesi varsa yoksa salıncakta uçuşa geçmek..
bir noktanın içinde hücre hapsindeyim. celladım silgi. idam edileceğim günü bekliyorum. ne zaman ki yazımı yazan -cümle devam etsin! der. ve bende silinir bir kurşûnî gidişle silgiyle karışık bir toz olur giderim.
arapçadan türkçeye geçmiş olup 'zevâl' (yokluk) kökünden türemiştir. 'zavallı' manevi yokluğa düşmüş ümidini yitirmiş hayat ile kendisi arasındaki bağlarını kopartmış kişi demektir o halde..
arapça 'musıkî' kelimesinden
türkçeye 'müzik' olarak geçmiş bir kelime
ayrıca eski yunancada ' mousikē ' kelimeside
aynı kökten.
mitolojide 'Moúsa' sanat tanrıçası, ilham perisi anlamlarına geliyor.
uyanacağım yerde önemli..
bizim köydeki
'cileni dere' (lazca) nin
en tepesindeki yabani armut ağacına kurulu
salıncakta
sallanırken
karşıki dağın üzerime gidip geldiği
o mutluluk ânında uyanmayı isterdim...
hem de çok isterdim.
âniden orada oluverseydim şimdi
ne dünün tasası
ne yarının endişesi
varsa yoksa salıncakta uçuşa geçmek..
deyimin sözlük anlamı:
İşle ilgili olanı, hatırlı ve güçlü kimseyi
veya yüksek bir makamı kimi söz ve davranışlarla gücendirmek
kelimelerin anlamı:
yârin saç teline dokunmak..
-'zülüf' (saç teli) + 'yâr' (sevgili) -
ikisi arasında bir bağlantı var
ama ne?
bir kaç fikir var kafamda; yakalayamıyorum..
farsçadan türkçeye geçmiştir.
aslı
'zen' (kadın) + 'perest' (aşırı seven) dir.
'zenperest' türkçeye 'zampara' olarak geçmiştir.
bir noktanın içinde hücre hapsindeyim.
celladım silgi.
idam edileceğim günü bekliyorum.
ne zaman ki
yazımı yazan
-cümle devam etsin!
der.
ve bende silinir
bir kurşûnî gidişle
silgiyle karışık bir toz olur giderim.
'nī lotpala' mavi lotus çiçeği,
'nī la' (mavi) + 'utpala' (lotus çiçeği)
klasik hintçe
beyaz yapraklı hoş görünümlü bir kır çiçeği
ismin geçirdiği değişimlere bakın
babuna/babadiye/pabadça/papatya
yā semen
yā semī n
jasminum
güzel kokulu çiçekleri olan bir bitki
arapçadan türkçeye geçmiş olup
'zevâl' (yokluk) kökünden türemiştir.
'zavallı' manevi yokluğa düşmüş
ümidini yitirmiş
hayat ile kendisi arasındaki bağlarını kopartmış kişi
demektir o halde..
'zâten'
kendi içeriği itibariyle
kendi özü bakımından..
'zât' (kişi) kelimesinden türemiş. 'en' ekide
tekrar kendisine doğru çevirmiş.