Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • müzik21.09.2006 - 19:25

    arapça 'musıkî' kelimesinden
    türkçeye 'müzik' olarak geçmiş bir kelime
    ayrıca eski yunancada ' mousikē ' kelimeside
    aynı kökten.
    mitolojide 'Moúsa' sanat tanrıçası, ilham perisi anlamlarına geliyor.

  • uyanınca çocuk olmak21.09.2006 - 17:45

    uyanacağım yerde önemli..
    bizim köydeki
    'cileni dere' (lazca) nin
    en tepesindeki yabani armut ağacına kurulu
    salıncakta
    sallanırken
    karşıki dağın üzerime gidip geldiği
    o mutluluk ânında uyanmayı isterdim...
    hem de çok isterdim.
    âniden orada oluverseydim şimdi
    ne dünün tasası
    ne yarının endişesi
    varsa yoksa salıncakta uçuşa geçmek..

  • zülfiyâre dokunmak21.09.2006 - 17:00

    deyimin sözlük anlamı:
    İşle ilgili olanı, hatırlı ve güçlü kimseyi
    veya yüksek bir makamı kimi söz ve davranışlarla gücendirmek

    kelimelerin anlamı:
    yârin saç teline dokunmak..
    -'zülüf' (saç teli) + 'yâr' (sevgili) -

    ikisi arasında bir bağlantı var
    ama ne?
    bir kaç fikir var kafamda; yakalayamıyorum..

  • zampara21.09.2006 - 16:37

    farsçadan türkçeye geçmiştir.
    aslı
    'zen' (kadın) + 'perest' (aşırı seven) dir.
    'zenperest' türkçeye 'zampara' olarak geçmiştir.

  • nokta21.09.2006 - 15:52

    bir noktanın içinde hücre hapsindeyim.
    celladım silgi.
    idam edileceğim günü bekliyorum.
    ne zaman ki
    yazımı yazan
    -cümle devam etsin!
    der.
    ve bende silinir
    bir kurşûnî gidişle
    silgiyle karışık bir toz olur giderim.

  • Nilüfer21.09.2006 - 15:37

    'nī lotpala' mavi lotus çiçeği,
    'nī la' (mavi) + 'utpala' (lotus çiçeği)
    klasik hintçe

  • papatya21.09.2006 - 15:32

    beyaz yapraklı hoş görünümlü bir kır çiçeği
    ismin geçirdiği değişimlere bakın
    babuna/babadiye/pabadça/papatya

  • yasemin21.09.2006 - 15:26

    yā semen
    yā semī n
    jasminum
    güzel kokulu çiçekleri olan bir bitki

  • zavallı21.09.2006 - 15:18

    arapçadan türkçeye geçmiş olup
    'zevâl' (yokluk) kökünden türemiştir.
    'zavallı' manevi yokluğa düşmüş
    ümidini yitirmiş
    hayat ile kendisi arasındaki bağlarını kopartmış kişi
    demektir o halde..

  • zaten21.09.2006 - 15:05

    'zâten'
    kendi içeriği itibariyle
    kendi özü bakımından..
    'zât' (kişi) kelimesinden türemiş. 'en' ekide
    tekrar kendisine doğru çevirmiş.