kökeninde bir 'hakîr görme, aşağılama' var ise, bu yemekten yenmemeli.. başkasını aşağılayıp ne geçecek ki insanın eline? bir tür kıskançlık bu aslında aşağıya çekmek! ve kendini yukarıya oturtmak çabası.. 'keser döner sap döner gün gelir hesap döner' ve bir gün birileride sizi hakîr görüp aşağılarsa şaşırmayın. Kanla yapılan devrimlerin yine kanla devrildiği tarihsel bir gerçek.. hâl böyle iken..neyin kavgası verilen?
olaylara, durumlara tarafsız bakabilme yetisi.. anlam bu olmakla beraber ben bu anlamla beraber değilim. ne kadar zorlarsa zorlasın insan objektiflik en fazla dil ile olabiliyor.. Kalp her zaman subjektiftir. gönül 'meyyâl' dir.. meyleder her zaman bir tarafa.. bir yandan 'tabiat boşluk kabul etmez' derken bir yandan da 'objektif bakış' tan bahsedenlere lahana turşusu ve perhiz çelişkisini hediye ediyorum. beyaz da bir renktir. hatta suya 'renksiz' densede onun bile mikroskopla incelendiğinde bir rengi olduğu ortaya çıkacaktır. ama derinlerde..
Dikkatliler.. Direksiyon başında başka şeyler düşünmezler, dalıp gitmezler.. erkek sürücülerin kızmalarının tek sebebi yavaş hareket etmeleri.. işyerimin hemen yanında bir kaza oldu. kazayı yapanların ikiside bayan(?) dı. Arabadan indiler. Hiç konuşmadılar birbirleriyle hemen telefona sarıldılar. bende izledim bakalım ne yapacaklar diye. bir tanesi önce vuruk olan tampona baktı, sonra diğer kadına baktı ters ters şöyle bir omuz silkti ve arabanın içine oturdu.. Tâ ki polis gelene kadar öylece beklediler..
Karısı tarafından boynuzlanan erkek.. ne alaka? hikâyesi uzun.. Kartaltepe 'ayakkabı çekeceği' olduğunu yazmış. Eski insan.. bilecek tabi. Eskiden ayakkabı çekecekleride boynuzdan yapılırmış.. bunun şu bildiğimiz (veya bilmeyip şimdi öğreneceğimiz) saç ve tırnaklarda bulunan 'keratin' maddesiylede bir alakası var. Aynı keratin maddesi hayvan boynuzlarında da mevcut. Asıl ne alâka diye sorgulanması gereken yaramaz çocuklara da 'kerata' denmesi..
'bende' (kul, köle, tutsak) + 'niz' (türkçe ek) sanılanın aksine 'ben' ve 'deniz' kelimeleriyle bir alakası yoktur. Hasan 'bendeniz Hasan' diyerek kendini sunarken vurgusu isminin 'Hasan' olduğuna değil sunduğu kişi veya kişilerin 'köle' si olduğunadır.. Bu vesileyle benimde Hasan'a bir çift sözüm olacak. Hasan'cığım daha geçenlerde bana kendini senin 'bende'nim diye tanıtmıştın. bizde eyvallah dedik. görüyorum ki her önüne gelene 'bende' olmuşsun ve her yerde 'bendeniz' diye söze başlar olmuşsun. Bir kişi ancak BİR'inin 'bende' si olur! çabuk yuvaya dön!
sen hayatında 'yok' olan bir şey buldun mu? böyle bir kelime yok ki anlamı olsun. 'vak' bu harf dizilişinin kalıbı arapçaya özgü. fakat arapçada anlam ifade eden böyle bir kelime yok bildiğim kadarıyla. olsa olsa sesten türeyen kelimeler statüsüne girer ki; bu da alakaya maydonoz olur? duymuştumşehirdeydim 'in atışı hedef tahtasına en yakın karavana bence. :)
kökeninde bir 'hakîr görme, aşağılama' var ise,
bu yemekten yenmemeli..
başkasını aşağılayıp ne geçecek ki insanın eline?
bir tür kıskançlık bu aslında
aşağıya çekmek!
ve kendini yukarıya oturtmak çabası..
'keser döner sap döner gün gelir hesap döner'
ve bir gün
birileride sizi
hakîr görüp aşağılarsa şaşırmayın. Kanla yapılan devrimlerin yine kanla devrildiği
tarihsel bir gerçek..
hâl böyle iken..neyin kavgası verilen?
olaylara, durumlara tarafsız bakabilme yetisi..
anlam bu olmakla beraber ben bu anlamla beraber değilim.
ne kadar zorlarsa zorlasın insan
objektiflik en fazla dil ile olabiliyor..
Kalp her zaman subjektiftir.
gönül 'meyyâl' dir.. meyleder her zaman bir tarafa..
bir yandan 'tabiat boşluk kabul etmez' derken bir yandan da
'objektif bakış' tan bahsedenlere lahana turşusu ve perhiz çelişkisini hediye ediyorum.
beyaz da bir renktir.
hatta suya 'renksiz' densede onun bile mikroskopla incelendiğinde bir rengi olduğu ortaya çıkacaktır.
ama derinlerde..
'nakarât' şarkının tekrarlanan kısmı.
'nakr' parmak şıklatma..
kelime arapça.
av köpeği..
'zağ' güvercin kuş anlamlarına gelir farsçada..
Konya'nın bazı köylerinde kullanılır bu isim..
dakika bir gol bir..
oldu bile..
Dikkatliler..
Direksiyon başında başka şeyler düşünmezler, dalıp gitmezler..
erkek sürücülerin kızmalarının tek sebebi yavaş hareket etmeleri..
işyerimin hemen yanında bir kaza oldu.
kazayı yapanların ikiside bayan(?) dı.
Arabadan indiler.
Hiç konuşmadılar birbirleriyle hemen telefona sarıldılar.
bende izledim bakalım ne yapacaklar diye.
bir tanesi
önce vuruk olan tampona baktı, sonra diğer kadına baktı ters ters
şöyle bir omuz silkti ve arabanın içine oturdu..
Tâ ki polis gelene kadar öylece beklediler..
Karısı tarafından boynuzlanan erkek..
ne alaka?
hikâyesi uzun..
Kartaltepe 'ayakkabı çekeceği' olduğunu yazmış.
Eski insan.. bilecek tabi.
Eskiden ayakkabı çekecekleride boynuzdan yapılırmış..
bunun şu bildiğimiz (veya bilmeyip şimdi öğreneceğimiz) saç ve tırnaklarda bulunan 'keratin' maddesiylede bir alakası var.
Aynı keratin maddesi hayvan boynuzlarında da mevcut.
Asıl
ne alâka diye sorgulanması gereken
yaramaz çocuklara da 'kerata' denmesi..
'bende' (kul, köle, tutsak) + 'niz' (türkçe ek)
sanılanın aksine 'ben' ve 'deniz' kelimeleriyle bir alakası yoktur.
Hasan
'bendeniz Hasan' diyerek kendini sunarken vurgusu isminin 'Hasan'
olduğuna değil
sunduğu kişi veya kişilerin 'köle' si olduğunadır..
Bu vesileyle benimde Hasan'a bir çift sözüm olacak.
Hasan'cığım daha geçenlerde bana kendini
senin 'bende'nim diye tanıtmıştın.
bizde eyvallah dedik.
görüyorum ki her önüne gelene 'bende' olmuşsun ve her yerde 'bendeniz' diye söze başlar olmuşsun.
Bir kişi
ancak BİR'inin 'bende' si olur!
çabuk yuvaya dön!
'zarzavat' arapça yazılışı 'hadravât'.. sebzenin çoğulu sebzeler...
'hadr' (sebze) anlamının yanısıra (yeşil) anlamına da geliyor..
sen hayatında 'yok' olan bir şey buldun mu?
böyle bir kelime yok ki anlamı olsun.
'vak' bu harf dizilişinin kalıbı arapçaya özgü.
fakat arapçada anlam ifade eden böyle bir kelime yok bildiğim kadarıyla.
olsa olsa sesten türeyen kelimeler statüsüne girer ki;
bu da alakaya maydonoz olur?
duymuştumşehirdeydim 'in atışı hedef tahtasına en yakın karavana bence. :)