'Farkındayım, etrafımdaki bütün sahte insanların. İstesem bir çırpıda silmesini de bilirim. Ama, bunca sahteliklerin benim samimiyetime ihtiyacı var.'........................................
Vazgeçiyorum tadilattan Bu gece Sana kurduğum bütün mabedi yıktım. Bu saatten sonra geri dönersem eğer Aciz’e çıksın adım. Sanma ki seni sevmedim Taptım ulan taptım Ama olmuyor işte Özlemek böylesi dokunuyor insana Hoşça kal iki gözüm Belki son bir kez dokunacaksın resimlerime Eylül dökülecek avuçlarından Adım dokunduğunda dudaklarına İçini yırtar gibi atacak yüreğin Sonrası Sadece ılık bir tebessüm olacağım O güzel gözlerine sürdüğün İyi bak kendine Gitmeden önce Tüm ışıklarını söndürüyorum,..........................
Sigaramı mavi bir hüzün kaplıyor Gözlerim yağmura yakın.. Bir acı şarkı dudaklarımda. Hüzzam mı hüzzam! Sen duymuyorsun.................................
Yavuz selim han bir pazar yerinde gezerken bir tezgah görür. tezgahta birçok keklik vardır. 1 i hariç hepsinde 1 akçe yazarken o 1 tanesi 100 açdir. merak eder sultan bu neden 100 akçe? satıcı sultanım bunun ötüşü farklı bu ötünce diğerlerini kendine çeker bu sayede bir çok keklik yakalarız der. o gazi hünkar 100 akçe verir ve kekliği alır. yanındaki vezirler ne yapacak diye merak içindedir. hünkar kafesi açar ve kekliği çıkarır anında kafasını koparır. yanındakilere döner derki:KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR......................................................
'Farkındayım,
etrafımdaki bütün sahte insanların.
İstesem bir çırpıda silmesini de bilirim.
Ama, bunca sahteliklerin benim samimiyetime ihtiyacı var.'........................................
Vazgeçiyorum tadilattan
Bu gece
Sana kurduğum bütün mabedi yıktım.
Bu saatten sonra geri dönersem eğer
Aciz’e çıksın adım.
Sanma ki seni sevmedim
Taptım ulan taptım
Ama olmuyor işte
Özlemek böylesi dokunuyor insana
Hoşça kal iki gözüm
Belki son bir kez dokunacaksın resimlerime
Eylül dökülecek avuçlarından
Adım dokunduğunda dudaklarına
İçini yırtar gibi atacak yüreğin
Sonrası Sadece ılık bir tebessüm olacağım
O güzel gözlerine sürdüğün
İyi bak kendine
Gitmeden önce
Tüm ışıklarını söndürüyorum,..........................
Öyle sessizce öldüm ki defalarca
Hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum........................
Yükün dürüstlükse eğer gücün düşer belki
ama başın düşmez................................
Sigaramı mavi bir hüzün kaplıyor
Gözlerim yağmura yakın..
Bir acı şarkı dudaklarımda.
Hüzzam mı hüzzam!
Sen duymuyorsun.................................
Yavuz selim han bir pazar yerinde gezerken bir tezgah görür.
tezgahta birçok keklik vardır.
1 i hariç hepsinde 1 akçe yazarken o 1 tanesi 100 açdir. merak eder sultan bu neden 100 akçe?
satıcı sultanım bunun ötüşü farklı bu ötünce diğerlerini kendine çeker bu sayede bir çok keklik yakalarız der.
o gazi hünkar 100 akçe verir ve kekliği alır.
yanındaki vezirler ne yapacak diye merak içindedir. hünkar kafesi açar ve kekliği çıkarır anında kafasını koparır.
yanındakilere döner derki:KENDİ IRKINA İHANET EDENİN SONU BUDUR......................................................
Mevlanaya sormuşlar
o kadar okursun
o kadar yazarsın
ne bilirsin?
mevlana: haddimi bilirim demiş...
artık sizde haddinizi bilin...............................................
Ey gönlümün sol yarısı
aklıma koydum seni
aklım almadı
yüreğime bıraktım
sana doymadı.........................................
evvel zaman içinde
yedi kat göklerin bir yerinde
kalu belada
sayısız insan ruhu içinde
yalnızım...............
Şu iflas etmiş dünyada en geçerli para birimi
kendin gibi bir insanla paylaştığın duygularındır.............................................