Mesele piyasadaki mallar olunca herkesin bir fiyatı olduğunu daha önceki iktisat teorisi derslerinde söylemiştik... Peki bu mal talep ilişkisi sürdürülebilir bir ekonomik yapımıdır. Marks ve sosyalist ekonomi bunun sürdürülemez bir yapı olduğu konusunda o kadar emindi ki, neredeyse iktisadi matematiğin en temel kanıtı gibiydi... Sosyalistlerin hata yaptıkları tek konu Allah ın varlığı konusuydu. Ve kapitalizm dini keşfetti... Sömürünün sonsuz olabileceği sosyalistlerin yüzüne kuantum teorisi gibi vurdular... İktidarlar cennetten hisse senedi alırken sırat köprüsünün ücrete tabi olmasını insanlar ilahi yasanın gereği olarak baş tacı ettiler... Kapitalizm cennetin en üst katmanına peygamberlerin bile çıkmayacağı bir çekme kat çıktılar... Ne diyordu İspanyol iç savaşçıları.. 'viva la muerte'... Peki biz ne diyorduk 'insanı yaşat ki devlet yaşasın'.... Halkının yarısını terörist ilan eden bir siyasinin ölümü mü yaşamı mı yücelttiği açıktır. Hayırlısı bakalım hayırlısı...
İnsanların Allah a olan şükürlerini dilediği biçimde dile getirmesini engellemek inanç ve ifade özgürlüğüne aykırıdır. Sanal sevişmeler arkadaşımızın düşüncelerine katılmasakta ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına karşıyız.
'Dinime küfreden Müslüman olmasa bari' diye bir atasözü vardır... Şayet kurum ve kuruluşlarda teröristler varsa ' ne istedinizde yapmadık' diyen bir siyasi geleneğin teröristlere yardım ve yataklık yapmasının savcının gözünden kaçması sorunu çözmeye yardımcı olmuyor... Aksine cadı avına dönüşüyor... Savcı işinin gereği olarak meydanlarda bas bas ' gelde bitsin bu hasretlik' diye bağıran bu siyasi geleneğe ' ne istediler de yaptınız' diye sormalıdır... Bir saplı şekerle kandırılıp meşeliğe götürülmediklerine göre, aynı soru bu teröristler içinde geçerlidir ' ne istediniz de yaptılar'.... Herkesin anlayacağı çok basit iki soru biri teröristlere diğeri siyasilere... Çok ilginç olanı her ikisi de bu soruyu cevaplamamak için iş birliği yapıyor... Olan sıradan vatandaşa oluyor... Sabahtan sabaha biteviye dinine küfrediliyor...
Yaşamın amacı nedir? Ekonomik sistemler ve bugünün ekonomik kurgulamaları bin yıllardır insanın cevap aradığı bu kadim soruyu nihayet 'mal' muamelesi yaparak çözmüş durumda... Adına insan denilen bu mal piyasada alınıp satılan talebe göre arz edilen bir üründür artık... Dolayısıyla evrende varoluşunuz ilahi bir kaderin takdirinden çok sizi talep eden piyasanın koşullarında oluşuyor... Yaradılışcıların yerlerinden zıpladıklarını görür gibiyim... Allahın açık ayetlerine rağmen imam hatip hocasından, ilahiyat profesörüne kadar ayet pazarlayan işportacı dinciler sağır sultanın malumudur... Hiç öyle sağır sultan yok demeyin milletin iradesini terörist ilan edenler bunu da uygun göreceklerdir... Şimdi piyasa ekonomisinin icadı yirmibirinci yüzyıl malları akıllı ürün olduklarından kendilerine programlanan tepkileri vermekte hayvandan daha ileri bir özellik arz etmektedir. Dolayısıyla kutsal yaratıcıları olan paraya tapma konusunda muhteşem bir performans sergilemektedirler...
Nasıl ki her söz söyleyen şair olma iddiasında değildir, Aklına geleni de söyleyen eleştirmen değildir... Söze bakmalı duyan var mı diye, Söyleyene bakmalı maksat irfan mı diye
Ve GIRGIR kapatıldı....
Barış Manço dan herkese gelsin, 'yüzbinkere hayır'
Hakikati saklanan bir toplumda yalancıya herkes inanır. (Bkz. Atilla deyişleri)
Mesele piyasadaki mallar olunca herkesin bir fiyatı olduğunu daha önceki iktisat teorisi derslerinde söylemiştik... Peki bu mal talep ilişkisi sürdürülebilir bir ekonomik yapımıdır. Marks ve sosyalist ekonomi bunun sürdürülemez bir yapı olduğu konusunda o kadar emindi ki, neredeyse iktisadi matematiğin en temel kanıtı gibiydi... Sosyalistlerin hata yaptıkları tek konu Allah ın varlığı konusuydu. Ve kapitalizm dini keşfetti... Sömürünün sonsuz olabileceği sosyalistlerin yüzüne kuantum teorisi gibi vurdular... İktidarlar cennetten hisse senedi alırken sırat köprüsünün ücrete tabi olmasını insanlar ilahi yasanın gereği olarak baş tacı ettiler... Kapitalizm cennetin en üst katmanına peygamberlerin bile çıkmayacağı bir çekme kat çıktılar... Ne diyordu İspanyol iç savaşçıları.. 'viva la muerte'... Peki biz ne diyorduk 'insanı yaşat ki devlet yaşasın'.... Halkının yarısını terörist ilan eden bir siyasinin ölümü mü yaşamı mı yücelttiği açıktır. Hayırlısı bakalım hayırlısı...
İnsanların Allah a olan şükürlerini dilediği biçimde dile getirmesini engellemek inanç ve ifade özgürlüğüne aykırıdır. Sanal sevişmeler arkadaşımızın düşüncelerine katılmasakta ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına karşıyız.
'Dinime küfreden Müslüman olmasa bari' diye bir atasözü vardır... Şayet kurum ve kuruluşlarda teröristler varsa ' ne istedinizde yapmadık' diyen bir siyasi geleneğin teröristlere yardım ve yataklık yapmasının savcının gözünden kaçması sorunu çözmeye yardımcı olmuyor... Aksine cadı avına dönüşüyor... Savcı işinin gereği olarak meydanlarda bas bas ' gelde bitsin bu hasretlik' diye bağıran bu siyasi geleneğe ' ne istediler de yaptınız' diye sormalıdır... Bir saplı şekerle kandırılıp meşeliğe götürülmediklerine göre, aynı soru bu teröristler içinde geçerlidir ' ne istediniz de yaptılar'.... Herkesin anlayacağı çok basit iki soru biri teröristlere diğeri siyasilere... Çok ilginç olanı her ikisi de bu soruyu cevaplamamak için iş birliği yapıyor... Olan sıradan vatandaşa oluyor... Sabahtan sabaha biteviye dinine küfrediliyor...
Kartallar zirvelere çıkmak için süzülür, yılanlar ise sürünür...
Önemli olan zirveye çıkmak değil nasıl çıktığındır...
Hep söylüyorum yanlış anlaşılıyorum diye... Bu mal kavramı iktisat teorisi tanımı kapsamında yapılmış bir tanımlamadır.
Yaşamın amacı nedir? Ekonomik sistemler ve bugünün ekonomik kurgulamaları bin yıllardır insanın cevap aradığı bu kadim soruyu nihayet 'mal' muamelesi yaparak çözmüş durumda... Adına insan denilen bu mal piyasada alınıp satılan talebe göre arz edilen bir üründür artık... Dolayısıyla evrende varoluşunuz ilahi bir kaderin takdirinden çok sizi talep eden piyasanın koşullarında oluşuyor... Yaradılışcıların yerlerinden zıpladıklarını görür gibiyim... Allahın açık ayetlerine rağmen imam hatip hocasından, ilahiyat profesörüne kadar ayet pazarlayan işportacı dinciler sağır sultanın malumudur... Hiç öyle sağır sultan yok demeyin milletin iradesini terörist ilan edenler bunu da uygun göreceklerdir... Şimdi piyasa ekonomisinin icadı yirmibirinci yüzyıl malları akıllı ürün olduklarından kendilerine programlanan tepkileri vermekte hayvandan daha ileri bir özellik arz etmektedir. Dolayısıyla kutsal yaratıcıları olan paraya tapma konusunda muhteşem bir performans sergilemektedirler...
Nasıl ki her söz söyleyen şair olma iddiasında değildir,
Aklına geleni de söyleyen eleştirmen değildir...
Söze bakmalı duyan var mı diye,
Söyleyene bakmalı maksat irfan mı diye