Ülkemizde yanlış anlam yüklenen bir terimdir. Normalde aynı şehir içinde yer alan iki büyük takımın birbirleriyle yaptıkları maçlara denir. Örneğin Galatasaray - Fenerbahçe maçı bir derbydir. Ama ayrı şehirlerin takımı olan Trabzonspor ile Galatasaray'ın maçı derby değildir zira derby sayılabilmesi için sadece büyük takım olmak yetmez, kesinlikle aynı şehirde varolmaları da gerekmektedir. Maalesef ülkemizde, bu kıstası göz önüne almadan, belli başlı büyük kulüplerin yaptıkları maçlar derby olarak adlandırılmaktadır.
Geçtiğimiz ay, yayınladıkları yalan haberlerden ötürü kendilerine kesilen tazminatları vermemek için ismini 'Yeni Akit' olarak değiştiren, muhataplarına utanmazca hakaretler yağdıran, muarızlarına alenen küfreden, provokasyon yapmayı alışkanlık haline getiren, karşıt görüşlülere her türlü ahlaksızca saldırıyı mubah gören, ırkçılık, hedef gösterme gibi evrensel suçlar işleyen, gazete cehennemini boylamış kötü ruhlu bir gazetedir.
Doğan Dergi Yayıncılık tarafından Haziran 2010 tarihinde Türkiye'de yayımlanmaya başlanmış aylık popüler tarih dergisi olan 'Atlas Tarih' bir iddia ortaya attı. Neymiş efendim 'Metin Oktay aslında Beşiktaşlıymış ve de az daha Beşiktaş'a imza atıyormuş! .'
Bu haber Hürriyet'in spor sayfalarında yer aldıktan sonra Hıncal Uluç, Metin Oktay transferinde çok kimsenin bilmediği bir gerçeği açıkladı; İşte Hıncal Uluç’un ağzından Metin Oktay gerçeği.
Omuzları dar, yaramaz
1952 yılında Milli Teknik Direktörlüğü de yapan Arap Sadri lakaplı Beşiktaşlı yönetici Sadri Usuoğlu, Metin Oktay’ı izliyor. Ve raporunu veriyor, “Omuzları dar, bize yaramaz, on para etmez.” Bu söz tarihe geçiyor.
Düşünün o zaman en cin yöneticilerinden biri Arap Sadri, o beğenmiyor. Bunun üzerine Gündüz Kılıç’a (Baba Gündüz) haber veriyorlar.
Kılıç, İzmir’e gidiyor ve İzmirspor’un bir maçında Metin Oktay’ı izliyor. İzmirli yöneticiler ve gazeteciler şüpheleniyorlar. Ve hemen bir kısmı Fenerbahçeli yöneticilere haber veriyor. Böylece F.Bahçe de Metin’in peşine düşüyor.
Tarihe geçen konuşma
Baba Gündüz, İstanbul’a geldiğinde, kendisine Metin Oktay’ı soran gazetecilere, “İzledim 5 para etmez” diye demeç veriyor. Bu demeci gazeteler yayınlarken, Kılıç, Hasnun Galip’teki kulüp binasına geliyor. Ve orada Metin Oktay’ın transferinde tarihe geçen ikinci sözü söylüyor:
'- Kulübü satın Metin’i alın...'
Film gibi bir hikayedir Metin Oktay’ın transferi...
Necati Bilgiç: Ben aracı oldum
Hıncal Uluç’un bu iddiasına benzer bir yaklaşım da Necati Bilgiç’ten geldi. Bilgiç, Metin Oktay transferi için F.Bahçe adına aracı olduğunu ifade etti. İşte Bilgiç’in sözleri; “1955 yılında Metin Oktay’ı gören dönemin F.Bahçe Genel Sekreteri Rüştü Dağlaroğlu beni aradı. ‘Necati, ben ulaşamıyorum sen gazetecisin rahat bulursun. Metin Oktay’ı transfer etmek istiyoruz. Randevu al konuş, teklifimizi ilet dedi’. Ben de Metin Oktay’ın kamp yaptığı yere gittim. “Aracıyım” diyerek teklifi ilettim. Çok memnun olduğunu söyledikten sonra, ‘Ben Gündüz Kılıç’a söz verdim. 1956 model Chevrolet araba alacağım’ diyerek teklifi geri çevirdi.”
Seksenlerin unutulmaz parçalarından 'Comanchero''yu seslendiren, İtalyan 'Moon Ray' grubunun solisti bayan şarkıcı.
Ülkemizde yanlış anlam yüklenen bir terimdir. Normalde aynı şehir içinde yer alan iki büyük takımın birbirleriyle yaptıkları maçlara denir. Örneğin Galatasaray - Fenerbahçe maçı bir derbydir. Ama ayrı şehirlerin takımı olan Trabzonspor ile Galatasaray'ın maçı derby değildir zira derby sayılabilmesi için sadece büyük takım olmak yetmez, kesinlikle aynı şehirde varolmaları da gerekmektedir. Maalesef ülkemizde, bu kıstası göz önüne almadan, belli başlı büyük kulüplerin yaptıkları maçlar derby olarak adlandırılmaktadır.
İngiliz menşeili traş bıçağı, traş köpüğü ve jilet markasıdır.
Daima; muktedir güçlerin etkisinde kalmadan, tamamen vicdanının sesini dinleyerek yazan ender kalemlerdendir..
Pet Shop Boys - It's a sin
150 yıllık tarihi olan, Avusturyalı Dünyanın en ünlü meyve suyu firmalarından biridir.
Kakaonun anavatanı olmasının yanında ayrıca dünyanın en büyük kakao üreticisi olan ülkedir.
Bilge yerlilerin modern dünyaya armağanı olan kırmızı bir bitki çayıdır.
Geçtiğimiz ay, yayınladıkları yalan haberlerden ötürü kendilerine kesilen tazminatları vermemek için ismini 'Yeni Akit' olarak değiştiren, muhataplarına utanmazca hakaretler yağdıran, muarızlarına alenen küfreden, provokasyon yapmayı alışkanlık haline getiren, karşıt görüşlülere her türlü ahlaksızca saldırıyı mubah gören, ırkçılık, hedef gösterme gibi evrensel suçlar işleyen, gazete cehennemini boylamış kötü ruhlu bir gazetedir.
Doğan Dergi Yayıncılık tarafından Haziran 2010 tarihinde Türkiye'de yayımlanmaya başlanmış aylık popüler tarih dergisi olan 'Atlas Tarih' bir iddia ortaya attı. Neymiş efendim 'Metin Oktay aslında Beşiktaşlıymış ve de az daha Beşiktaş'a imza atıyormuş! .'
Bu haber Hürriyet'in spor sayfalarında yer aldıktan sonra Hıncal Uluç, Metin Oktay transferinde çok kimsenin bilmediği bir gerçeği açıkladı; İşte Hıncal Uluç’un ağzından Metin Oktay gerçeği.
Omuzları dar, yaramaz
1952 yılında Milli Teknik Direktörlüğü de yapan Arap Sadri lakaplı Beşiktaşlı yönetici Sadri Usuoğlu, Metin Oktay’ı izliyor. Ve raporunu veriyor, “Omuzları dar, bize yaramaz, on para etmez.” Bu söz tarihe geçiyor.
Düşünün o zaman en cin yöneticilerinden biri Arap Sadri, o beğenmiyor. Bunun üzerine Gündüz Kılıç’a (Baba Gündüz) haber veriyorlar.
Kılıç, İzmir’e gidiyor ve İzmirspor’un bir maçında Metin Oktay’ı izliyor. İzmirli yöneticiler ve gazeteciler şüpheleniyorlar. Ve hemen bir kısmı Fenerbahçeli yöneticilere haber veriyor. Böylece F.Bahçe de Metin’in peşine düşüyor.
Tarihe geçen konuşma
Baba Gündüz, İstanbul’a geldiğinde, kendisine Metin Oktay’ı soran gazetecilere, “İzledim 5 para etmez” diye demeç veriyor. Bu demeci gazeteler yayınlarken, Kılıç, Hasnun Galip’teki kulüp binasına geliyor. Ve orada Metin Oktay’ın transferinde tarihe geçen ikinci sözü söylüyor:
'- Kulübü satın Metin’i alın...'
Film gibi bir hikayedir Metin Oktay’ın transferi...
Necati Bilgiç: Ben aracı oldum
Hıncal Uluç’un bu iddiasına benzer bir yaklaşım da Necati Bilgiç’ten geldi. Bilgiç, Metin Oktay transferi için F.Bahçe adına aracı olduğunu ifade etti. İşte Bilgiç’in sözleri; “1955 yılında Metin Oktay’ı gören dönemin F.Bahçe Genel Sekreteri Rüştü Dağlaroğlu beni aradı. ‘Necati, ben ulaşamıyorum sen gazetecisin rahat bulursun. Metin Oktay’ı transfer etmek istiyoruz. Randevu al konuş, teklifimizi ilet dedi’. Ben de Metin Oktay’ın kamp yaptığı yere gittim. “Aracıyım” diyerek teklifi ilettim. Çok memnun olduğunu söyledikten sonra, ‘Ben Gündüz Kılıç’a söz verdim. 1956 model Chevrolet araba alacağım’ diyerek teklifi geri çevirdi.”
Kaynak: Hürriyet Spor Sayfası (1 Ekim 2010)