Esas adı Paul Mazzolini olan İtalyan şarkıcının sahne adıdır. Seksenlerde seslendirdiği "I Like Chopin", "Telephone Mama", "Masterpiece" ve "Lunatic" parçaları bayağı ses getirmiştir. Özellikle "I Like Chopin" bir seksenler klasiği haline gelmiştir.
Roxanne güzel sesine karşılık müzik yaşantısını çok fazla sürdürmemiş 80'li yılların disco-pop sanatçılarından biriydi...Tüm seslendirdiği parçalar Bad Boys Blue'nun kreatörleri tarafından oluşturulmakta ve piyasaya sunulmaktaydı... Roxanne, nasıl ki Modern Talking'in karşısına Bad Boys Blue çıkarıldıysa, C.C.Catch'in karşına çıkarılmak üzere oluşturulmuş bir projeydi. Ama kişisel tercihi olarak müzik dünyasında çok fazla yer almadı... Aslında arkasında çok güçlü bir müzik fabrikası vardı ve isteseydi 80'li yılların sonuna, 90'lı yılların ortalarına kadar güzel disco-pop parçaları seslendirme şansı yakalayabilirdi. Maalesef müzik kariyerini kısa keserek disco-pop sevenleri bundan mahrum etti! Arkasında ki müzik fabrikası tabii ki Bad Boys Blue'yu yaratan ekip olan Tony Hendrik & Karin Hartman (evli çift) ikilisiydi ve böyle bir ekibin eline düştüğü için inanılmaz şanslıydı... İlk çıkış parçası Charlene (1985) ile önemli bir başarı elde etti ve dikkatleri üzerine çekti. Daha sonra 1986 yılında "Give A Little Love" geldi ve bu da dönemin sound'unu iyi yansıtan klasik bir pop parçasıydı. Ama asıl ses getiren parçası ise 1987 yılında çıkan ve o dönem diskoteklerin vazgeçilmezi olan "Boys In Black Car"dır. Lakin her ne olursa olsun, benim açımdan en güzel parçası "Charlene"dir.
1939 doğumlu Tina Turner geç şöhret olmuş sanatçılardandır. 1984'de çıkardığı 5'nci solo albümü "Private Dancer" ile başarıyı yakalamış, hep kabarık saçları ve ilerlemiş yaşına rağmen dikkat çeken güzel fiziğiyle "Rock'ın büyükannesi" ünvanına layık görülmüştür.
Emekli olduğunu açıklarken söylediği: “Müziği bırakmak için oldukça iyi bir zaman, kimsenin beni özleyeceğini sanmıyorum” diyerek günümüz müzik piyasasıyla arasındaki uçuruma da göndermede bulunmuştur.
Efsanevi İngiliz rock grubu Genesis’in yıldızı olarak parlayan, solo çalışmalarıyla büyük başarı kazanan, albümleri 150 milyondan fazla satan şimdi ise emekliliğin tadını çıkaran İngiliz sanatçı.
1967'de kurulan ve kariyerlerini hala sürdüren rock tarihinin en baba gruplarından biridir. İngiliz kökenli grubun albüm ve single satışlarının 100 milyondan fazla olduğu tahmin edilmektedir.
Seksenlerin ilk yarısında başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken, ABD'li şarkıcı Roni Griffith'in seksenlerin disco tarzını en güzel şekilde yansıtan parçalarından biridir. Desire; sanatçının 1982'de çıkardığı ilk albümü olan ve kendi ismini taşıyan Roni Griffith'in en başarılı parçasıdır ayrıca.
İtalo tarzı müzik dinleyenler için yaşayan bir efsanedir.
Esas adı Paul Mazzolini olan İtalyan şarkıcının sahne adıdır. Seksenlerde seslendirdiği "I Like Chopin", "Telephone Mama", "Masterpiece" ve "Lunatic" parçaları bayağı ses getirmiştir. Özellikle "I Like Chopin" bir seksenler klasiği haline gelmiştir.
1984 yılına ait "Summer Of '69" adlı Bon Jovi tadında bir parçası vardır..
Roxanne güzel sesine karşılık müzik yaşantısını çok fazla sürdürmemiş 80'li yılların disco-pop sanatçılarından biriydi...Tüm seslendirdiği parçalar Bad Boys Blue'nun kreatörleri tarafından oluşturulmakta ve piyasaya sunulmaktaydı...
Roxanne, nasıl ki Modern Talking'in karşısına Bad Boys Blue çıkarıldıysa, C.C.Catch'in karşına çıkarılmak üzere oluşturulmuş bir projeydi. Ama kişisel tercihi olarak müzik dünyasında çok fazla yer almadı... Aslında arkasında çok güçlü bir müzik fabrikası vardı ve isteseydi 80'li yılların sonuna, 90'lı yılların ortalarına kadar güzel disco-pop parçaları seslendirme şansı yakalayabilirdi.
Maalesef müzik kariyerini kısa keserek disco-pop sevenleri bundan mahrum etti!
Arkasında ki müzik fabrikası tabii ki Bad Boys Blue'yu yaratan ekip olan Tony Hendrik & Karin Hartman (evli çift) ikilisiydi ve böyle bir ekibin eline düştüğü için inanılmaz şanslıydı...
İlk çıkış parçası Charlene (1985) ile önemli bir başarı elde etti ve dikkatleri üzerine çekti. Daha sonra 1986 yılında "Give A Little Love" geldi ve bu da dönemin sound'unu iyi yansıtan klasik bir pop parçasıydı.
Ama asıl ses getiren parçası ise 1987 yılında çıkan ve o dönem diskoteklerin vazgeçilmezi olan "Boys In Black Car"dır. Lakin her ne olursa olsun, benim açımdan en güzel parçası "Charlene"dir.
"What's love got to do with it" parçası ayrı bir güzeldir..
1939 doğumlu Tina Turner geç şöhret olmuş sanatçılardandır. 1984'de çıkardığı 5'nci solo albümü "Private Dancer" ile başarıyı yakalamış, hep kabarık saçları ve ilerlemiş yaşına rağmen dikkat çeken güzel fiziğiyle "Rock'ın büyükannesi" ünvanına layık görülmüştür.
Emekli olduğunu açıklarken söylediği: “Müziği bırakmak için oldukça iyi bir zaman, kimsenin beni özleyeceğini sanmıyorum” diyerek günümüz müzik piyasasıyla arasındaki uçuruma da göndermede bulunmuştur.
Efsanevi İngiliz rock grubu Genesis’in yıldızı olarak parlayan, solo çalışmalarıyla büyük başarı kazanan, albümleri 150 milyondan fazla satan şimdi ise emekliliğin tadını çıkaran İngiliz sanatçı.
1967'de kurulan ve kariyerlerini hala sürdüren rock tarihinin en baba gruplarından biridir. İngiliz kökenli grubun albüm ve single satışlarının 100 milyondan fazla olduğu tahmin edilmektedir.
Seksenlerin ilk yarısında başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken, ABD'li şarkıcı Roni Griffith'in seksenlerin disco tarzını en güzel şekilde yansıtan parçalarından biridir. Desire; sanatçının 1982'de çıkardığı ilk albümü olan ve kendi ismini taşıyan Roni Griffith'in en başarılı parçasıdır ayrıca.