'Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek, zor bir iştir.Onu bırakabilmek de bir beceridir.Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız.
Konfüçyus.....haklıdır...
kuwaitli bir can dostum vardı...filistin göçmeniydiler kuwaitte...ve kıbrısta ninelerini ziyarete gelirlerdi bizim mahalleye...birlikte saatlerce bisiklet sürer, köpeğimiz champion u gezdirirdik..ingilizceyi yeni öğreniyordum daha...ingilizce düşünemiyordum bile...hatta bazen yazı dilini ve işaret dilini(Evrenseldir..) ...kullanırdık birlikteyken....Afaf....bana müşmühim ve laa demeyi öğreten güzel gözlü kız...cafcaflı tokalarına ve ışıltılı yalbır yalbır eden renkli kıyafetlerine bayılırdım...farklı bir kültür kokardı misler gibi...dostluk kokardı...
ilk o söylemişti bana bu lafı... başta değerini fark etmemiştim...zamanla yaşadıkça acı çektikçe anladım...o hep haklıydı....bana dediği şuydu....
eğer bir şeyi seviyorsan.... onu serbest bırak... eğer sana geri dönerse... senindir... dönmezse... zaten hiç olmamıştır......konfüçyus gibi haklıydı...
faik ve mümeyyiz... akıl baliğ olmak...mesela down sendromlu(trizomi 13) bir insan mental retarde olduğu için mümeyyiz kabul edilemez... adli terimler bunlar yaa...
Konfüçyus, bazı insanlara bir şey öğretmenin en iyi yolunun bunu örneklerle göstermek olduğunu biliyordu.Bu yüzden sınıfın tam karşısına geçti. Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu.Diğer elinde bir elma vardı.Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içinde bıraktıktan sonra, vazoyu yere koydu ve şöyle dedi: 'Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı yiyebilir.' Çocuklardan biri açıkmıştı, ilk o davrandı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu.Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalışıyor, ama başaramıyordu. 'Elimi çıkaramıyorum! ' Konfüçyus, 'Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece, elini çıkarman mümkün olmayacaktır, ' dedi.Çocuk elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda zorunlu olarak bıraktı.Elini vazodan çıkardığında, yüzünde şaşkınlık okunuyordu. 'Elmanın vazodan nasıl çıkarılabileceği konusunda sizin bir fikriniz var mı? ' diye sordu. Konfüçyus, vazoyu yerden alıp ters çevirdi.Elma vazonun içinden yuvarlanıp avucunun içine düştü.Çocukların hepsi gülmeye başladı. Aslında o kadar basit bir şeydi ki bu! Konfüçyus, 'Fakat bu, göründüğü kadar basit değil, ' dedi.Elmayı havada tutuyordu konuşurken. 'Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek, zor bir iştir.Onu bırakabilmek de bir beceridir.Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız.Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz.Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız, bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız.İşte, ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz.'
Kaynak Kitap: Dürüst Olmanın Önemi, Konfüçyus'un Öyküsü
p.s:if you love something set it free if it comes back to you it is yours if it doesn't it never was......................
mantının vazgeçilmez arkadaşı...
hipertansiyona da iyi geliyor tıbben...
'Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek, zor bir iştir.Onu bırakabilmek de bir beceridir.Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız.
Konfüçyus.....haklıdır...
kuwaitli bir can dostum vardı...filistin göçmeniydiler kuwaitte...ve kıbrısta ninelerini ziyarete gelirlerdi bizim mahalleye...birlikte saatlerce bisiklet sürer, köpeğimiz champion u gezdirirdik..ingilizceyi yeni öğreniyordum daha...ingilizce düşünemiyordum bile...hatta bazen yazı dilini ve işaret dilini(Evrenseldir..) ...kullanırdık birlikteyken....Afaf....bana müşmühim ve laa demeyi öğreten güzel gözlü kız...cafcaflı tokalarına ve ışıltılı yalbır yalbır eden renkli kıyafetlerine bayılırdım...farklı bir kültür kokardı misler gibi...dostluk kokardı...
ilk o söylemişti bana bu lafı...
başta değerini fark etmemiştim...zamanla yaşadıkça acı çektikçe anladım...o hep haklıydı....bana dediği şuydu....
eğer bir şeyi seviyorsan....
onu serbest bırak...
eğer sana geri dönerse...
senindir...
dönmezse...
zaten hiç olmamıştır......konfüçyus gibi haklıydı...
dünyanın ve hayatın en büyük, en önemli kuralını...
^^her etkiye karşı eşit ve zıt yönlü bir tepki vardır.......^^
tıpta 'unutkanlık-unutma' anlamına geliyor...
ağır psikiatrik veya fiziksel travmalar sonrasında geçici amneziler de olabiliyor...
çekicilik katsayısı belki...
kişiye göre göreceli bir durum tabii ki....tıpkı güzellik gibi...
faik ve mümeyyiz...
akıl baliğ olmak...mesela down sendromlu(trizomi 13) bir insan mental retarde olduğu için mümeyyiz kabul edilemez...
adli terimler bunlar yaa...
İllusion...
Yanılsama...
Konfüçyus un öyküsü
Konfüçyus, bazı insanlara bir şey öğretmenin en iyi yolunun bunu örneklerle göstermek olduğunu biliyordu.Bu yüzden sınıfın tam karşısına geçti.
Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu.Diğer elinde bir elma vardı.Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içinde bıraktıktan sonra, vazoyu yere koydu ve şöyle dedi:
'Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı yiyebilir.'
Çocuklardan biri açıkmıştı, ilk o davrandı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu.Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalışıyor, ama başaramıyordu. 'Elimi çıkaramıyorum! '
Konfüçyus, 'Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece, elini çıkarman mümkün olmayacaktır, ' dedi.Çocuk elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda zorunlu olarak bıraktı.Elini vazodan çıkardığında, yüzünde şaşkınlık okunuyordu.
'Elmanın vazodan nasıl çıkarılabileceği konusunda sizin bir fikriniz var mı? ' diye sordu.
Konfüçyus, vazoyu yerden alıp ters çevirdi.Elma vazonun içinden yuvarlanıp avucunun içine düştü.Çocukların hepsi gülmeye başladı. Aslında o kadar basit bir şeydi ki bu!
Konfüçyus, 'Fakat bu, göründüğü kadar basit değil, ' dedi.Elmayı havada tutuyordu konuşurken.
'Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek, zor bir iştir.Onu bırakabilmek de bir beceridir.Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız.Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz.Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranmıyorsanız, bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız.İşte, ancak o zaman hedefinize ulaşabilirsiniz.'
Kaynak Kitap: Dürüst Olmanın Önemi, Konfüçyus'un Öyküsü
p.s:if you love something
set it free
if it comes back to you
it is yours
if it doesn't
it never was......................
her yer karanlık.....
pür nur o mevki...
mağrib mi yoksa.....
makber mi yarab...............sevgiliye ağıt.....
çöllerin ve red kitlerin vazgeçilmez karakter oyuncusu..veya diğer bir deyişle background süsü..
yanında yerde bir kurukafa durur...