Kültür Sanat Edebiyat Şiir

tıp sizce ne demek, tıp size neyi çağrıştırıyor?

tıp terimi Gamze Temel tarafından 15.02.2005 tarihinde eklendi

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay 01.11.2017 - 20:07

    "Kafan karıştıysa her zaman anamneze bak"
    (Bir tıp düsturu)
    Anamnez:Hastalığın mevcut durumu ve geçmişiyle ilgili bilgilerin tümü.

  • Şinasi Akay
    Şinasi Akay 09.01.2016 - 15:36

    'Tıp, çok büyük özveriyle yapılabilen, sürekli kendini yenilemek ve eğitmek gerektiren, neredeyse süresi olmayan, zor bir meslek. Ama bir hastayı yaşama döndürebilmek, sağlığına kavuşturabilmek de o kadar büyük bir mutluluk'(Yazgülü Aldoğan/Posta)

  • Salih Sert
    Salih Sert 09.04.2010 - 05:43

    küçükken bir iki üç tıp diyerek öğrendiğim ve sonra hayatımın kazanç kapısı yaptğım ve bu alanda başarılı olmayı umduğum bir bilim dalı

  • Derviş Güneş
    Derviş Güneş 28.12.2009 - 14:43

    İŞTEDİKLERİ BEDENİ OLSTURMAYI BAŞARMIŞALAR
    AMA RUHALRINI ASLA BAŞARAMAYCAKALAR

  • Ahmet Bayrak
    Ahmet Bayrak 03.09.2009 - 01:41

    ...
    'sağlıklı bir bünyenin sağlıkla devamını sağlamak başlı başına bir sanat sayılır. Çünkü hastalanan bir bünyenin sağlığa kavuşturulmasından daha önemlisi, onu hiç hastalandırmayacak şekilde muhafaza edebilmektir.'

  • Ece Özdemir
    Ece Özdemir 23.03.2007 - 23:19

    1- 2 - 3...
    TIP.... Susun... Tıp oynuyoruz...

  • Mustafa Nihat Malkoç
    Mustafa Nihat Malkoç 08.03.2007 - 21:33

    TIP BAYRAMI VE DOKTORLAR

    M.NİHAT MALKOÇ

    Çocuklara “Büyüyünce ne olacaksınız? diye sorduğumuzda çoğunun doktor olmak istediğini görürüz. Bizim zamanımızda böyleydi çocukların bu soruya verdiği cevaplar… Bugün Türkiye’de buna alternatif cevaplar verilse de yine doktor olma eğilimi devam etmektedir. Bunun en büyük sebebi ailelerin çocuklarını doktor olarak görme isteğidir. Toplumumuzda aileler arasında nedense doktorluk hep revaçta olan bir meslektir.

    Sağlık her şeyin başı… Sağlıksız yaşamaya, yaşamak denir mi bilmem. Sıhhatin öneminden dolayı doktorları hayatımızın en müstesna köşesine oturtuyoruz. Gerçi günümüzde doktorluk o eski cazibesini ve tercih edilme yoğunluğunu kaybetmiştir. Bunun sebeplerinin başında tahsilinin uzun olması geliyor. Günümüz gençleri kısa zamanda hayata atılmanın hesabını yapmaktadır. Bugünkü gençlerimiz, zorluğu ve uzunluğu nedeniyle tıp öğrenimine tahammül edememektedir. Fakat bunlara rağmen yine de tıp tahsili cazibesini korumaktadır.

    Doktorlar hayatımızın her yerinde bizimle beraber… Onların kapısını zor zamanlarda çalıyoruz. Sağlıkta görüşmüyoruz genellikle… Bu belli ki hastalıktan kaynaklanan zorunlu bir görüşme oluyor. Zor zamanlarımızda onların şefkat iklimine sığınıyoruz. Bazen de hastalığın getirmiş olduğu sıkıntı ve gerginlikle onları üzüyoruz. Fakat onlar bu gerginliğin sebebini bildikleri için bizleri hoşgörüyle karşılıyorlar.

    Ülkemizde tıp tarihi bir hayli eskilere dayanmaktadır. “Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire” adlı tıp okulunun açılış tarihi olan 14 Mart 1827, ülkemizde modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Fakat “Tıp Bayramı” bu tarihten daha sonra kutlanmaya başlanmıştır. İlk tıp bayramı 14 Mart 1919’da, işgal altındaki İstanbul’da, tıp öğrencileri tarafından kutlanmıştır. Tepkilerini bu şekilde dile getirmeye çalışan öğrencilerin bu törenine Dr. Fevzi Paşa, Dr. Besim Ömer Paşa, Dr. Akil Muhtar (Özden) gibi dönemin ünlü hocaları da katılmıştır. 1933’te “Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane” İstanbul Üniversitesi’ne dâhil olmuş; peşinden de 1945’te Ankara Tıp Fakültesi, 1954’te ise Ege Tıp Fakültesi kurulmuştur. Bugün bu fakültelerin sayısı yüzlere yaklaşmıştır.

    Ülkemiz Cumhuriyetten beri sağlık konusundaki meseleleri tümüyle aşabilmiş değildir. Bu hususta çok mühim aşamalar kat edilse de köklü çözümler getirilememiştir. İstatistiklere göre 2000’li yılları yaşayan ülkemizde her gün 175 bebek, 3 anne kaybediyoruz. Bu Türkiye’ye yakışan bir tablo değildir. Fakat tüm bu olumsuzluklara rağmen son yıllarda sağlıkla ilgili atılımları da görmezlikten gelemeyiz. Özellikle hastanelerin dağınık yapılanmadan kurtarılıp tek çatı altında toplanması olumlu bir gelişmedir. Artık hangi kurum elamanı olursa olsun herkes istediği hastaneye gidebilmektedir. Fakat bu durum özellikle bazı hastanelere aşırı yüklenme sunucunu doğurmuştur. Bunlar zamanla aşılacaktır.

    Son dönemde sağlık alanında ciddi yenilikler yapıldı. Bu yenilikler daha çok hastaları kollamaya yöneliktir. Artık hastalar doktorlarını kendileri seçebiliyor. Bu sadece yönetmelikte kalan bir şey değil. Doktor sayısının yeterli olduğu hastanelerde bilfiil uygulanıyor. Bunun yanında Avrupa’da uygulanan aile hekimliği bizde de hayata geçiriliyor. Bundan sonra her ailenin bir hekimi olacak. Bu ailedeki fertlerin sağlık bilgileri bu hekim tarafından bir araya getirilecek. Hasta öncelikle bu hekime tedavi edilecek, gerekirse başka sağlık kurumlarına gönderilecek. Bu sistem çağdaş sağlık politikalarının bir yansımasıdır.

    Türkiye’de hekim başına düşen hasta sayısı Batı ülkeleriyle kıyaslanınca çok fazla olduğu açıkça görülür. Doktorlarımız hastalara yeterli zamanı ayıramıyorlar. Hastalarımız bu hususta haklı olarak müştekiler... Fakat bu durumda yapılacak fazla bir şey yok. Doktorları da suçlamamak gerekir. Onların da imkânlarını zorladıklarına bizzat şahit oluyoruz. Fakat her meslekte olduğu gibi doktorlar arasında da işini hakkıyla yapmayan, savsaklayan tipler de yok değildir. Bunları, diğerlerine zarar vermeden ayıklamak gerekir. Bizler doktorlarımızın yaşadığı zorlukları biliyor ve onlara, gösterdikleri fedakârlıklardan dolayı teşekkür ediyoruz.

  • Erkan Orhan
    Erkan Orhan 21.05.2006 - 23:34

    çaresiz, kamyon kasası kadar paranız olsa bile...

  • Mustafa Kurçaloğlu
    Mustafa Kurçaloğlu 18.09.2005 - 19:46

    tıp, öğrencisi olmakla her zaman gurur duyduğum,gelişmesi yolunda nice zayiatın verildiği, dünyanın en şerefli biliminin adıdır.O kadar da zor değildir.Bir tabip mesleğini hakkıyla yaparsa 'hekim' olur.

  • Nihat Müjdat
    Nihat Müjdat 03.06.2005 - 16:53

    ömür törpüsü.......

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu 07.04.2005 - 21:39

    Tıpta bir deha olan İbn-i Sina’nın eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulmuştur.

  • Bülent Kalaycı
    Bülent Kalaycı 03.04.2005 - 22:55

    Tıp bir oyundur.Çocukların arasında oynanır.Tıp denerek susulur.Konuşan cezalandırılır