Kültür Sanat Edebiyat Şiir

münker-nekir sizce ne demek, münker-nekir size neyi çağrıştırıyor?

münker-nekir terimi Rebecca De Ruvo tarafından 27.07.2003 tarihinde eklendi

  • İsmet Barlıoğlu
    İsmet Barlıoğlu22.08.2012 - 23:08

    Prof Bayraktar Bayraklı Münker Nekir' in Kur'an' da geçmediğini bildirmekte ve de sorgunun, ölüler diriltildikten sonra ahirette gerçekleştirileceğini bildirmiştir (Yazmışrır.) .
    Bakınız: 15 Ağustos 2012 Haber Türk Gazetesi, kendi köşe yazısı, bir okuyucusunun sorusuna verdiği cevap...

  • Nusret Orhan
    Nusret Orhan06.04.2009 - 16:38

    Münker ve Nekir;
    Kabirde karşılasacağımız sorgu meleklerinin isimleri.

    Şuna dikkat etmemiz gerekiyor ki;
    KABİR'de kimseye Kimin oğlu kimin kızısın, hangi ailedensin,
    şanın şöhretin mal varlığın ne gibi sorular SORULMAYACAKTIR.
    KABİR'de kimseye mezhebin ne, tairikatın ne,
    hangi millettensin hangi takımı tutuyorsun gibi sorular SORULMAYACAKTIR.

    Onu için sorusu sorulmayacak bu şeylere tapınmanın alemi yok, bunları ölçülü sevelim, bu gibi şeyler için insanları kırmayalım, haklarını yemeyelim, dargınlıklar oluşturmayalım.

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz13.07.2006 - 23:11

    Din,dil,ırk,kültür....cinsiyet....
    Hepimiz aynı birkaç arşınlık beze sarılıp son yolculuğumuza uğurlanacağız....

    Yok biribirimizden farkımız....

    Münker ve nekir geldiğinde...
    Soruların zorluğu...
    Kabirdeki azabın büyüklüğüdür kaygımız...

    Hepsi bu...

    Bu yüzdendir....
    Parayla iman...kimdedir bilinmez deyişimiz.....

    Bu yüzdendir...

    Dünyanın en siyah zencisinin.....
    Allah katında pamuktan ve süt beyazından ak oluşunun sırrı da burada saklıdır....

    Silkelenip kendine gel insanoğlu.....

    ^^Büyüklenme padişahım...
    Senden büyük Allah vardır^^....

  • Ahmet Yıldırım
    Ahmet Yıldırım13.01.2006 - 01:05

    her ikisinin de aşinası olmadığımız garip bir sûretleri var.Arapça nekre kelimesinden türemişlerdir ve bilinmezliği ifade ederler.kabirdeki sorgu melekleridirler

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz14.09.2003 - 23:11

    Peygamber efendimiz bir gün HZ.Ömer`e sordu:'Ey Ömer, dort arşın uzunluğunda, iki arşın eninde toprak altına girip Münker ve Nekir`i görürsen ne yaparsın? '

    Hz. Ömer, Münker ve Nekir ismini ilk defa duyuyordu.'Münker, Nekir nedir ey Allah`ın Resulü? ' diye cevap verdi.

    Peygamberimiz şöyle buyurdu: 'Bunlar kabirde ölüyü sorguya çekerler, dişleriyle mezar kazarken kafiyeli konuşurlar.Sesleri gök gürültüsü gibi korkunçtur.Bakışları ise göz kamaştırıcı şimşek gibidir, yanlarında bir topuz vardır. Bütün Minâ halkı bir araya gelse onu kaldıramaz.Fakat, benim elimdeki şu asayı kaldırdığım gibi, onlar o topuzu kolayca kaldırırlar. Onlar seni imtihan ederler. Eğer cevap veremezsen o topuzu sana öyle bir vururlar ki kul haline gelirsin'

    Hz. Ömer ' Ey Allahın resulü ben bu halde mi olacağım? diye sordu. Resulullah, 'EVET' buyurdu.

    Bunun üzerine Hz.Ömer, 'öyleyse onlara galip gelebilirim'dedi.

    Biraz sonra Cebrail (as) Peygamberimize bir müjdeyle geldi. Resulullah (asm) bunu Hz. Ömer`e şöyle bildirdi: 'Münker ve Nekir sana gelip soru soracaklar. Sen onlara, 'benim Rabbim Allahtir', Sizin Rabbiniz kim? Peygamberim Muhammed'dir, sizin peygamberiniz kim? Dinim İslâmdır, siz hangi dindensiniz? diye cevap vereceksin.Onlar sana `Hayret biz mi seni hesaba çekmek için gönderildik, yoksa sen mi bizi diyecekler'. Bu gerçekten büyük bir mujdeydi. Hz Ömer Resulullah'ın bu müjdesine çok sevindi(1)

    Sehl bin Sa'd anlatıyor:
    Ölümünden sonra Yezid bin Harun'u rüyamda gürdüm' Allah sana ne yaptı? diye sordum.

    Şöyle dedi:

    'Beni kabre koyduklarında iki melek geldi `Rabbin kimdir, Peygamberin kimdir, dinin nedir? diye sordular. 'Ben beyaz olan sakalımı tuttum ve benim gibilerine böyle kolay sorular sorulur mu? Ben seksen sene insanlara bunu öğrettim dedim, bunun üzerine beni bırakıp gittiler(2) .

    Bediuzzaman da bununla ilgili şu iki misali veriyor:

    'Sarf ve nahiv ilmini okuyan bir medrese talebesinin vefat edip kabirde Münker ve Nekirin `Men Rabbüke (Rabbin kimdir?) `diye suallerine karşı, kendini medresede zannedip nahiv ilmi ile cevap vererek `Men mupteda; rabbuke onun haberidir. Müşkül bir meseleyi benden sorunuz, bu kolaydır` diyerek hem o melaikeleri, hem hazır ruhları, hem de o vakıayı müşahade eden orada bulunan bir keşfel kubur(kabirlerde olup biteni gören) velisini güldürdü ve Rahmeti İlâhiyeyi tebessüme getirdi; azaptan kurtulduğu gibi Risale-i Nurun bir kahramanı olan merhum Hafız Ali hapiste meyva risalesini kemal-i aşkla yazarken ve okurken vefat edip kabirde melaike-i suale(sual meleklerini) mahkemedeki gibi meyve risalesi hakikatleriyle cevap verdiği misüllü; ben ve Risale-i Nur şakirtleri de o suallere karşı Risale-i Nurun parlak ve kuvvetli hüccetleriyle istikbalde hakikaten ve şimdi manen cevap verip onları takdire ve tahsine ve tebrike sevk edecek insallah'(3)

    1. Hayat'üs-Sahabe,3:58
    2. Suyûtî, a.g.e., s.238
    3. Şualar, s.219