Kültür Sanat Edebiyat Şiir

hüseyin cevahir sizce ne demek, hüseyin cevahir size neyi çağrıştırıyor?

hüseyin cevahir terimi Cemal Şahin tarafından 24.05.2006 tarihinde eklendi

  • Ceren Yiğit
    Ceren Yiğit27.06.2007 - 15:54

    Tam bağımsız bir Türkiye için yiğitçe savaşıp yiğitçe can vermiş olan devrimcilerden bitanesi

  • Efdal Eser
    Efdal Eser10.03.2007 - 22:40

    sevgi dosluk özgürlük şiir duygusalık cesaret kibarlık paylaşım sevgi devrimcilik

  • Cemal Şahin
    Cemal Şahin20.10.2006 - 20:13

    1947 yılında, Tunceli'nin Mazgirt ilçesine bağlı Yeldeğen köyünde doğdu. İlkokulu Darıkent'te bitirdikten sonra ortaokulu da burada okudu. Lise eğitimini Erzincan'da tanıdık birisinin yanında tamamladı. Bu yıllarda, bölgedeki feodal yapı içerisinde olmasına rağmen kıpırdanışlar-uyanışlar başladı. Yardımseverliği ile çok sevilen, saygı gösterilen birisiydi.
    Devrimci düşünce ve mücadele ile bu yıllarda tanıştı. Lise de okuduğu zaman, tatillerde eve geldeğinde, yoksul komşularına giyecek, yiyecek, çocuklarına kalem, kitap ve defter yardımında bulunurdu. Köy çocuklarının eğitimi ile yakından lilgilenir, okumalarını isterdi.
    Daha sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. O dönemlerde emperyalizme karşı yükselen gençlik mücadelesinin içinde buldu kendisini. TİP içerisinde yer aldı. Sonraları FKF'nin doğuşuyla birlikte bu örgütlülük içinde diğer arkadaşlarıyla birlikte yer aldılar. 1969 yılında FKF'nin kongrede DEV-GENÇ'e dönüşmesi sonucu DEV-GENÇ içerisinde yer aldı.
    12 Mart faşist darbesinden sonra THKP/C'nin kurulmasında rol oynadı. Mahir Çayan ve dokuz arkadaşıyla beraber THKP/C geçici komitesini oluşturdular. THKP-C, doğuşuyla birlikte adını duyurdu ve Cevahir de partinin çalışkan militanları arasında yer aldı.
    17 Mayıs 1971'de İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom'u oturduğu apartmandan kaçırarak THKP/C'nin I.Nolu bildirsini yayınlayarak amaçlarını duyurdular.
    Daha sonraki süreçte 12 Mart cuntasının başlattığı büyük insan avı içersinde Hüseyin Cevahir ve Mahir Çayan da kuşatıldılar.
    Önce bir başka eve sığınan Çayan ve Cevahir, daha sonra Ankara asfaltına doğru kaçarken toplum polisleriyle çatışıp Maltepe çarşısına vardılar. Mahir ve Hüseyin çemberi yaramayacaklarını düşünerek Küçükbağ sokağında, 8 nolu apartmana girdiler. Üst kata çıkarak Erkan ailesinin evine girdiler. Bu arada semt sarılmış, çevredeki evler boşaltılıp keskin nişancılar yerleştirilmişti. Bir süre sonra çevrede mevzilenmiş askerlerden 'Teslim Ol' çağrısını duyuldu. Mahir ve Hüseyin bu çağrıyı 'Asla teslim olmayacağız, bizim ancak buradan ölümüz çıkar. Çocuğa dokunmayacağız. Çocuk ancak sizin ateşinizle ölebilir. Silahlarımızıda asla teslim etmeyeceğiz. Bizi teslim almaya çalışırsanız, silahlarımız size dönecektir' diyerek kararlılıklarını gösterdiler. 51 saatlik kuşatma 1 Haziran sabahı binbaşı Cihangir Erdenizin, perde arkasında nöbet tutan HÜSEYİN CEVAHİR'i vurması ile son buldu. Binanın arka tarafından giren polisler, düştüğü yerden ateşi sürdüren Hüseyin'i kurşun yağmuruna tuttular. Evin kızı Sibel, Mahir ve Hüseyin'in yığdıkları siperin arkasına atılmasıyla çatışmadan yara alamadan kurtulmuştu. Polisler yerde yatan Cevahir'in vücuduna ateş etmeye devam ediyorlardı. 23 kurşunla delik deşik edilmiş Hüseyin Cevahir'in vücudu Süreyyapaşa Senetoryumuna kaldırılırken, ağır yaralanmış Mahir 'CEVAHİR'İNİ KALBİNE GÖMÜP', bir albay ve polisler tarafından gözaltında tutulacağı Haydarpaşa Numune Hastanesine kaldırıldı.
    HÜSEYİN CEVAHİR VE MAHİR YOLDAŞ, OLİGARŞİNİN BURCUNA DİKMEK İÇİN, MALTEPE'DEN KIZILDERE'YE KADAR ŞEREFLE TAŞIDIKLARI BAYRAĞI, SARP-DOLAMBAÇLI YOLLARDAN İLERLEYECEK OLAN ADALILAR'A BIRAKTILAR...
    BİZE DEVREDİLEN BU ŞANLI BAYRAĞI ADALILARA YARIŞIR BİR ŞEKİLDE OLİGARŞİNİN BURCUNA DİKECEGİZ
    -DEVRİMCİ MÜCADELESİ
    YOLUMUZU AYDINLATIYOR...
    -KURTULUŞA KADAR SAVAŞ...