Kültür Sanat Edebiyat Şiir

gül deste sizce ne demek, gül deste size neyi çağrıştırıyor?

gül deste terimi Mm tarafından 11.08.2003 tarihinde eklendi

  • Mm
    Mm 02.06.2004 - 21:45

    bu yağmur kanımı boğan bir iplik
    tenimde acısız yatan bir bıçak
    bu yağmur yerde taş ve bende kemik
    dayandıkça çisil çisil yağacak

  • Mm
    Mm 02.06.2004 - 21:43

    bu yağmur delilik vehminden üstün
    karanlık kovulaz düşüncelerden
    cinlerin beynimde yaptığı düğün
    sulardan seslerden ve gecelerden...

  • Mm
    Mm 02.06.2004 - 21:42

    bu yağmur bu yağmur bu kıldan ince
    nefesten yumuşak yağan bu yağmur
    bu yağmur bu yağmur bir gün dinince
    aynalar yüzümü tanımaz olur

  • Mm
    Mm 02.06.2004 - 21:40

    küçük muttarid muhteriz darbeler
    kafeslerde camlarda pür ihtizaz
    olur dembedem nevhager nağme saz
    kafeslerde camlarda pür ihtizaz
    küçük muttarid muhteriz darbeler...

  • Mm
    Mm 02.06.2004 - 21:37

    gelin tanış olalım
    işi kolay kılalım
    sevelim sevilelim
    dünya kimseye kalmaz...

  • Mm
    Mm 21.12.2003 - 23:38

    şeb -i yeldayı muvakkıtla müneccim n ebilir
    müptelay ı gama sor ki kim geceler kaç saat

  • Mm
    Mm 21.12.2003 - 23:36

    telgrafın tellerini kurşunlamalı
    öyle değildi bu türkü bilirim
    bir de içime
    her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen
    bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek
    bazan gelmesi beklenen bazaen ansızın çıkagelen
    haberler bilirim mektuplar biliirm

    gamda dağlar kurmalıyım
    kayaları kelimeler olan
    kırk ikindi saymalıyım
    kırk gün hüzün boşaltan omuzlarıma saçlarıma
    saçlarının akışını anar anmaz omuzlarından
    baştan ayağa ıslanmalıyım
    gam dağlarına çıkıp naralar atmalıyım

    içimde kaynayan bir mahşer var
    bu mahşer birde annelerin kalbinde kaynar
    çünkü onlar yün örerken pencere önlerinde
    ya da çamaşır sererken bahçelerde
    alıverirler karahaberini ansızın
    okul dönüşü bir trafik kazasında
    can veren oğullarının

    birde gencecik aşıkların yüreklerini bilirim
    bir dolmuşta yorgun şoförler için bestelenmiş
    bir şarkıdan bir kelime düşüverince içlerine
    karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin
    beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayan
    yada melal denizi parkların ıssız yerlerinde
    örneğin hind okyanusu gibi derin
    isyanın kapkara sularına dalan

    nice akşamalr bilirim ki
    karanlığını
    bir millet hastanesinde
    dokuz kişilik kadınlar koğuşu koridorunda
    başını koaloriferborularına gömmüş
    beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiblerden
    haber sormaya korkan
    genç kızların yüreğinden almıştır


    bir de baharlar bilirm
    apartman odalarında büyüyen çocukalrın bilmediğibilemiyecği
    anadolu bozkırlarında
    istanbuldan çıkıp diyarbekire doğru
    tekerleri yamalı yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğu ile içen
    cesur otobüs pencerelerinden
    bilinçsiz bir baş kayması ile görülen
    evrensel akdınların iki bükşüm çapa yaptıkalrı tarla kenarlarında
    çıplak ayakları yumuşak toptrakalra batmış
    ırgat çocukalrının
    bir ellerinde bayat bir ekmeği kemirirken
    diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen


    yazlar bilirim memeleketime özgü
    yiğit köy delikanlılarının
    ncir çekirdeği meselelerde birbirlerini kurşunladıkları
    birinin ölü dudaklarından sızan kan daha kurumadan
    üstüne cehennem göğermiş mor sinekler konup kaljkan
    diğeri kan ter içinde yayla yollarında
    mavzerin demirini alnına dayamışyüreği susuzluktan bunalan
    içinden mahpushane çeşmeleri akan
    ansızın parlayan keklikleri jandarma baskını sanıp
    apansız silahına davranan
    nice delikanlıların figüranlık yaptığı
    yazlar bilirim memleketime özgü

    güzler biliirm ülkeme dair
    karşılıksız kalmış bir sevda gibi gelir
    kalakalmış bir kıyıda melul ve tenha
    kalbim gibi
    kabolmuş daracık ceplerinde elleri
    titreyen kenar mahalle çocukları
    bir sıcak somun için
    yalın kat bir don için
    dökülür bulvarlara yapraklar gibi

    kadınlar bilirim ülkeme ait
    yürekleri akdeniz gibi geniş soluğu afrika gibi sıcak
    göğüsleri çukurova gibi münbit
    dağ gibi otururlar evlerinde
    limanlar gemileri nasıl beklerse
    öyle beklerler erkeklerini
    yaslandın mı çınar gibidir onlar sardın mı umut gibi

    isyan şiirleir bilirim sonra
    kelimeler tank gibi geçer adamın yüreğinden
    harfler harp düzeni almıştır mısralarda
    kimi bir vurguncuyu gece rüyasında yakalamıştır
    kimi bir soygun sofrasında ışıklı salonlarda
    hırsızın gırtlağına tıkanmıştır

    müslüman yürekler bilirim daha
    kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet
    eller bilirim haşin hoyrat mert
    alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır
    her kırışığı sorulacak bir hesabı
    her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır


    bütün bunların üstüne
    hepsinin üstüne sevda smözleri söylemeliiym
    vatanım,milletim tüm insanlar kardeşlerim
    sonra sen gemelisin dilimin ucuna adın gelmeli
    adın kurtuşluştur ama söylememliyim
    can kuşum umudum canım sevgilim...

  • Mm
    Mm 12.08.2003 - 21:51

    yani benim antolojim..

  • Mm
    Mm 12.08.2003 - 21:51

    bugünlerde iyiliğim üzerimde...sizi zahmetten kurtarayım...

    güldeste = antoloji....