şiir ; yalnızlıklardan üstün,denizlerden büyük, unutuluşlardan daha sevimli,çiçeklerle aynı kokuda,sancılı gecelerden de çileli
belki
bozkırda yolunu kaybeden nalsız taylar gibi şaşkın.
ya sen?
yol olsa arka zaman viran yorgunluk
çoktan doğdum kurşun atımı acı bilemem
çevirdim yüzümü sen güneşin müjdecisi
dönüş en sonunda seyrek adımlı suçlar
1.geri yolla kurşunlarını,üsteleme,geri yolla bana
eğreti tümceler zamanı,her şey iki ayraç arası
yırtılmış tütün tarlalarında gözlerin bende uyudum uyandım
eş zamanlı psikozlarla dolu çılgın beynim
Anımsa lilayla birlikte öteki rengi,o kış günü ora senin bura benim diyerek daldığımız caddeleri...
Kokereç kokuları sinen dudaklarımızı anımsa
Duvarın dibinden baharla buluşmaya can atan sürgününü sarmaşığın...
Durup durup gözlerimize aktığımız an'ları
Anımsa, tam da bugünlerde
sana sevda kokulu şiirlerini bağrında getiren şairi...
yok olan zamanlar hakkında
Başka şehirler , başka bahçeler keşfettim. Haz olgusunu enine boyuna irdelemek için kurcalamam gerekiyordu. Kolay lokma değil bu uğraş.
Keşfettiğim şehirler ve bahçeler bir zamanın içinden geçerken beni buldular. Şüphesiz korkarak da olsa zamanla iyi geçinmem gerekiyordu; onu gözü arkada kalarak uğurlamak başıma iş açabilirdi.
Sait Faik’in ‘Alemdağ’da Var Bir Yılan’ını ,Oğuz Atay’ın ‘Korkuyu Beklerken’inini ,Onat Kutlar’ın ‘İshak’ını ,Tanpınar’ın ‘Huzur’unu okurken çok değişik zamanlara girdim,çok değişik zamanlardan çıktım.
Fosilleşen ne varsa,geçmişinde tutuyor.
Duyumsuyorum.
Nefretle kazıyorum klonlanmış endamını cücenin
kaldırımda yalpalayan sekişinden
işgüzar hoyrat gülüşünden arta kalan ne varsa hepsini
günün ötesine doğru kuş sevinci
eski zamanların vanilya kokulu mektuplarını
yeniden açıp okuyorum
kime türkü söylesem çeşme akışlı
anlamların kendine dönülmez durumusun
belki la bemol majör belki si bemol minör
kerelerce nidalaşan yakınlardaki sahra
usulcacık çiçekli kokusu çığlık yerçekiminin
turunç bulanmış mırıldanılan sarı
ben o onurlu düşüncenin hasadından beslendim
çağların belleğini inkâr edemem
gölgelerine sığındım ulu suların
ışık diye haykırdım, aydınlanmayı savladım hep,
peşine düştüm umudun
nedense diz boyu sitemlerinle
hızın ve an’ın kapıp kaçırdığı sarp coğrafyalardan
parmak izlerini gönderiyorsun
belli ki gönülsüz çıkıyor senden gelen her şey




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti