Mutlu Gavcar Şiirleri - Şair Mutlu Gavcar

85

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

1973 baharının mayıs ayında Muğla-Fethiye’de doğmuşum. 1979-1990 yılları arasında Kızılbel İlkokulu, Üzümlü Ortaokulu ve Aydın Mimar Sinan Endüstri Meslek Lisesinde okudum. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümünden 1994 yılında mezun oldum. 1997-1998 yıllarında Amasya ve Ardahan’da vatanî görevimi yaptım. 2012 yılında Elazığ Fırat Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Teftişi Anabilim Dalında Yüksek Lisansımı tamamladım. 1994-2007 yılları arasında Kütahya-Merkez, Isparta- ...

Mutlu Gavcar

Gece toplar kurşundan ağır eteğini,
Zalim yalnızlıkların yanışıdır sabah.
Tül gibi sıyrılırken gözden kesafet
Yürür yüreklere zindelik, bereket.
Ne kâbus kalır geriye ne gam
İki büklüm kıvranan yüreğimiz

Devamını Oku
Mutlu Gavcar

Ağır akşamlar usulca çökerken şehre
Solgun camlarda can verdi son ışıklar.
Bir kızıl “ah” kopunca dilimden
Yüz hüzne boyandı âşıklar.
Karamsar renkler titreşir ufukta
Kasavetin arabesk melodisi

Devamını Oku
Mutlu Gavcar

Tılsımlı bakışlarının titrek kanatları,
Bir sarmaşık gibi sarar da ruhumu.
Sorular bile kaybeder yolunu,
Sorarım gölgeme: Ben neredeyim?
Denizin mavisini sende buldum ben,
Ve seni bulduktan sonra da,

Devamını Oku
Mutlu Gavcar

Düşerken damlalar doludizgin,
Bir heyecan sarar beni gezgin.
İnlerken gök, çakarken şimşekler,
Kimileri mavi bir sema bekleyecekler.


Devamını Oku
Mutlu Gavcar

Meczup bir balıktım mavi denizinde
Mehtap derlerdi nuruna.
Dizinin dibine dizilip
Derviş edasıyla dinlerlerdi
Yüzyıllara yağan masalını yıldızlar.
Gülüşün gönlüme kalay olurdu,

Devamını Oku
Mutlu Gavcar

Bak, sonuna yaklaştık, haşin şubatın,
Açın kirli camları, perdeyi atın.
Şu durgun dünyaya biraz neşe katın,
Otağına cemre düştü tabiatın.


Devamını Oku
Mutlu Gavcar

Kabil, Habil’in keseli ömür ipini,
Kardeşin kardeştir maalesef katili.
Hainler çekimlerken “kargaşa” kipini,
Kahrolası terörün yoktur dini, dili.


Devamını Oku
Mutlu Gavcar

Çiğ idi, çığlık idi kurşunî boşluğun
Hasretin çığ gibi düştü sineme.
Yudumlarken ıslak çöllerde sensizliği
Her hâlini tattım sarhoşluğun.
Birlikte büyüttüğümüz güller,
Çile közünde enkaza dönüştü.

Devamını Oku