Kahve Tadında Şiiri - Mutlu Gavcar

Mutlu Gavcar
95

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Kahve Tadında

Çiğ idi, çığlık idi kurşunî boşluğun
Hasretin çığ gibi düştü sineme.
Yudumlarken ıslak çöllerde sensizliği
Her hâlini tattım sarhoşluğun.
Birlikte büyüttüğümüz güller,
Çile közünde enkaza dönüştü.
Zaman tepsisinde çözülünce telven,
Dudağımda sade tadın kaldı.

Hâlâ ardından giryân ediyor
Aşiyanda son öptüğün fincan.
Bülbüller bile dut yemişten beter.
Bir nûn’a döndüm, bir de Mecnûn’a,
Aşkın notası uymazmış ritme, kanuna.
En lirik şiirimsin
Gönül sayfamı kaplayan.
Ben, ebediyyen
Kaşındaki zindana hayran.

Bir kahve içimiydi o kahverengi gözlerin,
“Âh” edip savruldukça kahve çekti canım,
İçtikçe içerim inan, mevzu derin.
Sözün cezvesinde
Muhabbet kahvesi pişti.
Dilime buruk bir letafet düştü.
Dedim,
Derdimi sunmanın tam sırasıdır:
Taze kavrulmuş aşk yarasıdır,
Bak, şu alnımdaki kırışıklıklar.
Âh u zârımı silebilir mi
Şehirden uzak ışıklar?..
Susamış ruhuma kevser şırasıdır,
Bir taşım yudumladığım kokun.
Ne Lokman’a gider ne ilâç ararım,
Şifa diye yüreğime
Yalnızca telveni sararım.
Şeker parem,
Orta şekerlim,
Son kararım…

Mutlu Gavcar
Kayıt Tarihi : 27.12.2019 14:34:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


***** (2018 Kasım ayında Bizim Ece Dergisi Sahibi / Şair Ahmet OTMAN tarafından hazırlanan Bizim Ece 2018 Şairler Antolojisinde yayınlanmıştır.) ***** (İlk yazılış tarihi: 14/05/2008; Erzurum) (Son tashih zamanı: 08/07/2021, 13:55; Kocasinan, Kayseri)

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Adem Yavuz
    Adem Yavuz

    Kahve ile aşkın, sevginin sevgilinin, aşk ıstırabının bu kadar güzel bir araya getirildiği bir başka şiir aklıma gelmiyor. Kahve tiryakisi olmak ile sevgilinin tiryakisi olmak arasında, Sevgilinin özlemiyle ah edip kavrulmak ile kahvenin kavrulmasi arasında anlam ilişkisi kurdum. Telvenin zaman tepsisinde tel tel olması, sözün cezvesinde muhabbet kahvesi pişmesi,taze çekilmiş aşk yarası, orta şekerli gibi İfadelerin güzelliği beni büyüledi desem abartmış olmam. şiirde geçen kelime ve imgelerden divan şiirinine hakim olduğunuz anlaşılıyor. Divan şiirinde Nun harfinin şeklinden dolayı aşk acısından, sevgilinin vefasızlığindan iki büklüm olmuş aşık anlamına gelmesinden yola çıkarak söylediğiniz; Bir nûn’a döndüm, bir de Mecnun’a, ifadesini de çok beğendim.
    Aşkın notası uymazmış kanuna…
    Lirik şiirler gibisin,
    Kapladın gönül sayfamı; gibi birbirinden güzel dizelerde oluşan çarpıcı bir şiirdi. Yüreğinize sağlık.

    Cevap Yaz
    Mutlu Gavcar

    Şiirimi okuyup gönül diliyle analiz edip böyle kaliteli bir yorum yazma zahmetinde bulunduğunuz için çok teşekkür ederim Âdem Hocam; sizin de gönlünüze, kelamınıza sağlık... Selamlar, hürmetler…

    Sevgilinin yokluğu/ uzaklığı/ hicranı/ boşluğu; çiğdir/ tatsızdır/ yavandır dünya zindanında... Âşık, mana planında çığlık çığlığa olsa da, ilklerine kadar yansa da içine akıtır ıstırabını... Aşk yarası, her an tazedir, kabuk bağlamaz... Alında beliren her kırışıklık, hasret kılıcının derin bir boşluğudur... Yalnızlık, öze çığ gibi düşer, büyüdükçe büyür... Hatıralar, çile közünde enkaza dönüşür... Yârin telvesi zaman tepsisinde tel tel çözülür, dudakta sade yârin tadı kalır…

    Sevgilinin ayak bastığı her yer İrem bağı; dokunduğu her şey Kutsal Emanetler gibidir... Sevgilinin dudağının temas ettiği/ son kahvesini yudumladığı fincan bile o anın hatırasıyla inlemekte, göz yaşı dökmektedir... Vuslat mevsiminde bağları, bahçeleri inleten bülbüller, hazan vakti tüm enerjisini, heyecanını, coşkunluğunu yitirmiş; suskunluğa gömülmüştür... Âşık, hasretin/ gurbetin/ zulmetin derdinden bir yandan fiziki olarak "nun" harfi gibi ki büklüm kalmıştır; bir yandan da ruhen/ psikolojik olarak aklını yitirmiş, Mecnûn'a dönmüştür... Kendine göre tuhaf, garip kuralları vardır; ölçüye, kanuna, akla, mantığa sığmaz “aşk”...

    Sevda, lirik şiirler gibi kaplar gönül sayfasını... Âşık, ebediyen sevgilinin kara kaşının, kara gözünün, kara beninin, kara sevdasının esiridir... Sevgilinin fincana benzeyen kahverengi gözleri, mis kokulu, bol köpüklü kahve içimi gibi enfestir, özeldir, güzeldir... Âşığın canı, bir yandan yâriyle karşılıklı içtiği kahveyi, bir yandan da kahveyi karşılıklı yudumladığı yâri özlemekte, âh edip inlemektedir... Yârin elinden/ ikram ettiği kahve fincanından içilen her yudum, tıpkı zemzeme benzer... Böyle bir kahveye doymak ne mümkün; içtikçe içesi gelir âşığın... Kahve bitmesin, muhabbet devam etsin, ister... Söylenecek o kadar çok şey vardır, o kadar çok şey birikmiştir ki, söz sözü açar, muhabbet derinleşir... Âşık; derdini, hasretini, yarasını, ıstırabını, sevdasını, muhabbetini, özlemini, düşlerini, duygularını, düşüncelerini; haldaşı, yoldaşı, sırdaşı, gönül yarısı, ruh ikizi olan biricik sevdiği ile paylaşır... Çünkü damdan düşenin halini yine damdan düşen anlar; gayrinin, ağyârın, el âlemin bu hâli anlamasına/ derde dermân sunmasına zaten imkân yoktur...

    Aşk derdi hem çok tatlı, hem de çok acı bir şeydir ama âşık, şikâyet etmez halinden, hatta böyle bir derde müptela olduğu için memnundur... Bu nedenle ne Lokman'a gider, ne ilaç arar... Şifa diye yüreğine, yalnızca son kararı, şeker paresi, orta şekerlisi sevgilisinin sıcacık telvesini sarar...

  • Yusuf
    Yusuf

    Her dize anlam bakımından çok yoğun ve etkileyici. Divan şiiri mazmunlarini modern şiire çok güzel harmanlanmışsiniz. Mazmunlarin çokça kullanılması şiire yoğunluk ve gizem katmış. Kahve tutkunu biri olarak kahve ile kahverengi gözler arasinda kurulan bağa hayran kaldım. Bir kahve icimiydi kahverengi gözlerin derken aşkın kahve içimi kadar kısa amagüzel olduğunu anladım. Bilmiyorum doğru mu anladım. Her şiiriniz bir oncekinden daha şairane olsun. Başarılar

    Cevap Yaz
    Mutlu Gavcar

    Merhabalar Yusuf bey; ben de çok severim bu şiirimi... Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim... Sizde de müthiş bir yorum gücü var... Şiirlerime zaman zaman yine yorumda bulunursanız çok memnun olurum...

TÜM YORUMLAR (2)

Mutlu Gavcar