Acılara,sıkıntılara büründüm,
Geldim dünyaya,
İnsan diye göründüm.
Annem öldü; öksüz kaldım.
Eğildim,büküldüm”vav”gibi
Yerlerde süründüm…
Özgürlüğü okşuyorum bir kuş kanadında
Neşeyi görüyorum bir çocuğun gözünde
Güzel yağmur yağıyor haziran ortasında
Zararlı değildir yaz yağmurları özünde.
Benim derdim Allah’ın rızasını kazanmak emek emek
Senin derdin hapur hupur hiç durmadan yemek,yemek,yemek…
Bunca şey yazdım ağrıdı gözlerim,
Geldi de bahar açtı badem çağla,
Aylar geçti de geçmedi sözlerim,
Ağla kahverengi gözlerim ağla!
Dün gece düşümde yârimi gördüm.
Yasladı güzel başını koluma,
Sırma saçlarını elimle ördüm
Bir gerdanlık gibi taktım boynuma.
Dünya güzeli yârim bir içim su,
Yâr yâr kahve gözlü yâr!
Seni sineme ok gibi sapladılar
Söyleyin çıkmasın ok temreni,
Söyleyin aya, güneşe dönmesin
Söyleyin zamana geçmesin
Söyleyin dünyaya dönmesin
Geçerken yoldan,
Bir elma kopardım daldan.
Kıpkırmızı bir elma,yedim,
Yasak elma,
Nefse daha tatlıydı baldan.
Ağır ağır çıktığın o dik merdivenlerden,
Sen de ineceksin bir gün basamak basamak…
Ürperten haberler gelecek uzak yerlerden,
Ne acıkmak vardır orada ne de susamak.
Örtecek yüzünü akşam kızıllığı bir tül,
Ağlamak da güzeldir,
Gülmek gibi…
İnsan bazen gülmeli
Bazen ağlamalı…
Bazen kızmalı
Bazen de hoş görülü olmalıdır.
İçerisi mahkûmiyet,
Dışarısı zillet…
Çalıp oynuyor,
Açlıktan ölse de millet.
Yaşasın hürriyet!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!