Okunurken sabah ezanı Varsak’ta her seher,
Geçmeye başlar halk otobüsleri birer birer.
Ezan sesleri motor seslerine karışır,
Günün taze ışıkları dostlarla barışır.
Gönlümün mehparesi
Aşkımın çilehanesi
Vatanım!
Helaldir sana kanım
Fedadır sana canım
Vatanım!
Fark etmez,ister kışın ister yazın
Ölürsem mezarımı derin kazın
Bir gül dikin mezarımın başına
Mezar taşıma hiç gülmedi yazın.
O gül benim gülmediğimi bilsin
Nasıl ekmek olursa hamur, pişince
Hadden geçerse şiirdir ham düşünce.
Varsa içinde kabalık,edepsizlik;
Bu, şiir değil, okuyana işkence.
Allah’ı seviyorsan
Onun sevdiklerini seviyorsan
İnsanları seviyorsan
Hayvanları seviyorsan
Ağaçları seviyorsan
Kuşları seviyorsan
Karanlık bir gecede kaybolanlar nerede?
Geçti bahar, ağaçların dalları kurudu,
Canımdan saydığım yâr bile bu gün el oldu.
Ne garip ki,dostum düşman,düşmanım dost oldu.
Güneşi yakar gündüzün ortasında ahım!
Çok,çok yoruldum hayattan tutmuyor dizlerim,
Serin ve sisli bir sonbaharın seherinde
Alev gibi bir haber geldi ta uzaklardan.
Ateş gibi yanan gönlümün gül bahçesinde
Kurtulamadı bülbül kurulan tuzaklardan.
Can verdi o şeyda bülbül o gamlı havada
Alimler ilim bilmezdi
Kişi kendini bilmezdi
Zihin göyaşın silmezdi
? işareti olmasaydı.
Cehalet ki, hep önlerde
İyiliğe niyet edeceğim,
Darlıkta kanaat edeceğim,
Bollukta şükredeceğim,
sıkıntıya sabredeceğim,
Varsa hatalarımı kabul edeceğim;
Aza kanaat edeceğim,
Siyasi görüşlerdeki çelişkiler
Girdi mi araya
Bitiyor bütün ilişkiler.
Takmış herkes kafasını saraya,
Girince siyaset araya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!