Sana selam getirdim binlerce yıl öteden
Yağmurdur parmaklarımın ucundan süzülen.
Çatladı bulutlara hüzün taşıyan atlar,
Yoruldu topraklara çiçek eken kanatlar.
Susuzluktan dudakları çatladı toprağın,
Gecenin karanlığında
Gündüzün aydınlığında
Yatarken
Kalkarken
Yürürken
Kuşların kanadında
Gün geçtikçe derin çizgilerle artıyor kederim
Daha ne kadar sürer bu acı,
Ne kadar devam eder bu hal?
Bilemem.
Ama bildiğim bir şey var:
Seni çok seviyorum
Askerlerin miğferine
Arabaların tekerine
İçtiğim çayın şekerine
Seni seviyorum yazacağım.
Ağaçların dalına
Şu karşıda bir yüce dağ olsam
Çevresinde mor sümbüllü bağ olsam
Bil ki,yine seni seveceğim ben
Dirilip de de yeniden sağ olsam.
Ey yâr!
Bilmem ki nicesin?
Ne âlemlere sığarsın
Ne de akıllara…
Fakat
Bir gün gezerken şehri
Bir el dokundu omzuma
--Günaydın hemşehri!
Baktım
Siyah saçlı,orta boylu,çatık kaşlı
Karayağız bir delikanlı…
Hep doğru yoldan yürü;Hakk'a güven,
Sevdim deyip de sevdiğini döven,
Sevdiğinin üstüne güzel seven,
Hiç Hakk'ın makbul kulu sayılır mı?
Bindim de uçağa gezdim dünyayı,
Beni görmeden seven kardeşlerimi
Cennette görmek istiyorum”diyorsun.
Sen istersin de kabul etmez mi Allah,
Şefaat et sen bize ya Resülallah!
Şairim ben arkadaş,
Ölçülü de yazarım,serbest de
Uyaklı da yazarım,uyaksız da…
Öperim şiir yazan eli,
Yeter ki hatır gönül koymasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!