Sabahın kör karanlığında,
Feryada ne hacet ey bülbül!
Feryat etme yeter artık sus!
Senin değil konduğun o gül!
Ötme ey garip bülbül ötme!
Öksüz kaldım annemden ben küçük yaşta
Fakir ve gariban bir adamdı babam.
Ne elde vardı ne üstte ne de başta,
Küçüktü evimiz, tek odalı bir dam.
Yaşarken zorlu hayatımızı günlük,
Hakk'ın iradesiyle geldik bu dünyaya
Ve daldık bir garip rüyaya.
Kimimiz birilerinin başına çorap ördü,
Kimimiz rüya içinde rüya gördü.
Kimimiz çaldı oynadı,
Can ki bu cânânı hep kendine giryân eder
Cânân ki bu cânı hep kendine hayrân eder.
Can kendisi dışında ararsa kendisini
Cânân ki ona merhamet etmez, uryân eder.
Hiç yalan söylemedi yâ Rab cân içre cânân
Göz gördü gönül sevdi onu kân içre cânân.
Zifir-i karanlık gecede ol yâr mâh idi,
Aşkından sararıp solmuş samân içre cânân
Büyüyor şu yüreğimde benim aşk-ı vatan
Bu öyle bir aşk ki görmedi mislini cihân.
Vatan yolunda can ok gibi doğruluk ister
Vatanımın uğruna bin canım olsun kurbân.
İlkbâhâr oldu şu deli gönlüm gülmedi gitti
Güz oldu ey yâr kıymetim bilinmedi gitti!
Ahımla ördüm ben saçlarımın örgüsünü
Ayağıma takılan saçların çözülmedi gitti.
Bir güneş doğdu ufuktan,
Yüreği ufuklar kadar kocaman.
Sarılmıştı ufuklar duman duman
Dağıttı bütün dumanları
Ah,ne yaman!
Yüzün güneş,kaşların yay gibi
Yırttın gecemi dolunay gibi
Sensiz gündüzüm bile karanlık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!