Bak kömür gözlüm
Senin için şiirler yazdım,
Sana bunca şey söyledim.
Başka ne söyleyeyim?
Fakat bir şey daha var:
Seviyorum işte seni
Sevgi kokar kıyı bucak
Gidince kış,kıyamet kar.
Açar sevgi,çiçek çiçek
Evvel bahar geldiğinde!
Coşar sular ırmak ırmak,
Bir gün yine çok bunalmıştım
Koştum denize.
Dedim :Ey deniz!
Al beni koynuna
Dola kollarını boynuma
Dedi: Ey aziz!
Her insan bir dünyadır.
Bir insan doğdu mu
Yeni bir dünya kurulur.
Bu yüzden her gün
Çolk sayıda dünya kurulur.
Bir insan da öldü mü
Gözlerden çıkan şualar
Çarpışır havada.
İç içe girer,
Çanakkale de çarpışan mermiler gibi…
Dağılıp gökyüzüne
Aşk olurlar,
Bu dünya,girişi çıkışı zorunlu olan
Kapıları açık İki kapılı bir handır.
Ömür olsa da kapılar arasından akan
Girişin sebebi akmak değil,imtihandır.
Temizledi rüzgâr aynayı
Baktım parlamış aynaya
Seyrettim oradan dünyayı
Orada iklimler,mevsimler,
Renkler,ahenkler…
Bir ilkbahar sabahında ıslak bir kederle
Bindim iki istasyonlu bir yolcu trenine.
Yol aldm ben yıllar yılı mutlak bir kaderle ,
Fren yok bu trende, inilmez basıp firenine.
Oturdum bir cam kenarına,düzelttim aynayı
Denizin üstü masmavi
Boncuk gibi…
Sakin,
Dünyanın altı gibi;
Fakat dibi,
Cıvıl cıvıl!
O ki yüceler yücesi Allah’ın habibi,
Parlardı daim alnında nûr-u Muhammedî.
Göçünce Âmine,dendi ona dürr-i yetim
İltifat Etti Zülcelâl ve dedi“habibim.”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!