Bu gönlüm bir deli ırmak,
Akar gider yâre doğru.
Huzur verir gönle uçmak,
Uçar gider yâre doğru.
Ecdadımız,”vatan sevgisi imandandır” buyurdu
İnançsızlar, inançlılar kadar sevemez bu yurdu.
Yürüyorum ben tozlu topraklı yollardan
Altın sarısı başaklar…
Bereket yüklü tarlalardan.
Ne zaman bu yollardan geçsem
Bir üveyik sesi yankılanır dağlarda.
Yürüyoruz
Yabanıl otların arasından,
Ürkek bir tavşan gibi bakıyor zaman.
Açmış mağaralar ağızlarını kocaman.
Boğuldu denizde balıklar
Akın akın sahilde kalabalıklar…
Ben hiç kimselere yük olmayacağım,
Kendi mezarımı kendim kazacağım
Hiç kimseciklere benzemeyeceğim
Kendi destanımı kendim yazacağım.
Pek karanlık bir gecede korku saldı ölüm
Bir sevda çölünde yüreğime daldı ölüm.
Bir sonbahar günü tam avucuna almışken
Birden açtı avucunu, beni saldı ölüm.
Çağlayan idi benim son durağım
Aylar geçti,neden kalkmaz yasağım?
Şimdi o nazlı yardan çok uzağım
Zalim, ayırdın beni nazlı yârdan!
Yakıp savurdun külümü yellere
Corona ,çıkamıyoruz senin yüzünden dışarı,
Evde çocukları zaptedemiyoruz pek haşarı,
Tükettik evde balı, zeytini,peyniri kaşarı,
Terk et dünyamızı be zalim corona.
Selam doğduğun güne ey âşık bülbül!
Ağlama!Bir damlacık kanını emer
Ve senin kanının rengini alır da
Yine de sana yâr olmaz o zalim gül.
Ey gül ne zalim yüreğin varmış böyle!
Bir yolculuk var, görünüyor fakat;
Hangi yılın hangi ayı bilinmez.
Bunu engellemeye yetmez takat,
Silinse her şey,kul hakkı silinmez.
Dayan kalbim birazcık daha dayan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!