İpini kıranlar kaçıp giderken
Ağzı küfür dolu kimse duymuyor
El kucağında dört elli dururken
Ona sırıtırken bana dur diyor
Kim çağırsa koşa koşa giderken
Vardım baktım tuzun rengi değişmiş
Köle olan boyun büküp eğilmiş
Öze baktım meğer insan değilmiş
Özünü bozanı basalım tuza
Kimi bey oluyor kimisi paşa
Saçımın her telinde, bin bir türlü hikaye
Uzak yakın demeden, gelip girmiş dost diyen
Yüreğimin içine, bin bir çile ekmeye
Soğuk terler döktürüp, başımın eti yiyen
*
Her lafı buz kestirir, gemi batar denizde
Dilimde nameler özde sevdalar
Birlikte yaşarken kardeş olalım
El ele yürürken közde yananlar
Cümle alem gelin bayram yapalım
Yok ki aslında ayrı gayrımız
Dinimizde iki güzel bayram var
Birisi Ramazan diğeri kurban
Bayramlar değişmiş kalmamış hiç ar
Fırıldak dönerken bayram yaparlar
Dönem dönem gelir bu tür bayramlar
Bazı sözler vardır
Duyduğunda karartır insanın yüreğini
Yakar yıkar ortalığı
Kahrolur, için için yer kendini.
Oysa benim gözüm karardı senin için
Dağları aşmak geçer aklımdan
Bedenler yaşarken ruhları ölü
Kendinden geçenler yaşamaz halde
Kalp gözü kapanmış kör olmuş gözü
Doğruyla eğriyi anlamaz halde
Şuursuz yetişen insanı görsen
Çiçekten kokuyu aldı sanmıştım
Paranın kokusu özünü bozmuş
Gözleri kızaran sever sanmıştım
Ruhunu satanlar belaya doymuş
*
Hakikat her zaman birdir bilesin
Ben bakarım o güzelde gözlere
Kurban olsam seni seven yüreğe
Bülbül gibi şakırdayan dillere
Kurban olsam seni seven güllere
Diller dayanmaz söylenen sözlere
Ben bir arı sende çiçek olurken
Gözüm gönlüm seni her gün arıyor
Bizim bağda bir gül gibi açarken
Bu can seni her gelenden soruyor
Arı uçup sevdasını ararken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!