Kara kışın ortasında
Yalın ayak gider dağa
Sırtta gelen koca dala
Yürek lazım taşımaya
Deli gönül viran oldu
İnsanoğlu insan gibi yaşarsa
Gönüllerde güller gibi açacak
Hayvanlığa özen duyan kaşarsa
Gönüllere hançer vurup kaçacak
Azdırdın yüreği neydi ki derdin
Dünyaya sığmayan küçücük insan
Seven dostlarını insan saymıyor
Az gelir makamlar dar gelir mekan
Dostum diyenleri insan saymıyor
Ne ister ne geçer deli gönülden
Say dediler saydım, koyunla kuzu
Çanları çalanı, insan sayarlar
Soyuna çekenin değişmez huyu
Soylular soysuzu, insan sayarlar
*
Okuyup yazarmış, ilimsiz alim
Yüreği dünyaya sığmayan insan
Seven dostlarını insan saymıyor
Az gelir makamlar dar gelir mekan
Dostum diyenleri insan saymıyor
Ne ister ne geçer deli gönülden
Sen işcisin diyen ileri sürdü
Ağalar keyf etti, gününü gördü
Elleri nasırlı gözünden döktü
Çileyi çekiyor işçi kardeşim
Yer altı yer üstü tehlikeli iş
İslamın özüne bir girebilsem
Hakk'dan gayrısına boyun eğmezdim
Her bir zerresine bir erebilsem
Hakk'dan gayrısına kulluk etmezdim
Özünden ayrıldık şekle büründük
Övgüleri dillerde, yüzlerce yıl sürse de
Elbet fethedilecek, diyor peygamberimiz
Ne güzel bir yerdedir, cennettir yeryüzünde
İstanbul Fehtolundu, Fatihle İslamındır
Islamın nuru düştü, istanbulun üstüne
İnsanın eli dursa, durmuyor hiç dilleri
Bıçak yarası geçer, ya dillerin yarası
Nasılda belli olur gönüldeki yerleri
Yıllar yılı geçse de iyileşmez yarası
Akıl giderse bir an mecnuna döndüğünde
İZMİR İÇİN TÜRKİYE AĞLAR
Gecenin karanlığı terk ederken üstümden
Seher vaktiyle birlikte estiriyor serin rüzgarları
Güneş tüm parlaklığı ile doğarken İZMİR'in üstüne
Masmavi deniz göz alıyordu adeta
Egenin incisi, Türkiye'nin göz bebeği




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!