Ahu Zar
Ahu zar ettirip, gözyaşımı döktürme
Kula kulluk ettirip elinde oyuncak eyleme
Ellerin yumruğu çarparken göğsüme
Yarab sen beni kuluna boyun eğdirme
Ne güzel günlerdi eski yıllarım
Bülbül gibi öten kırdı dalları
Aklara boyandı kara saçlarım
Kuruyan çiçeği sular yaşları
Herkesin elinde bir kaç iğnesi
Ak güvercin gibi uçarak gelen
Dertliye hastaya şifalar sensin
Gülücük saçarak moraller veren
Hastayı ayağa kaldıran sensin
Ne gündüzü belli, nede gecesi
Akıl baştan çıktı gitti
Giderken de yaktı gitti
Düşündükçe düşündürdü
Çıldırtınca her şey bitti
Hislerime yenilince
Akıl ile ruhunu, etme kimseye teslim
Bir girerse içine, darma duman olursun
Açmamış filizleri, doğrarlar dilim dilim
Öldürürler yaşarken, güzellikten olursun
En güzel namahremler, hep orada duruyor
Ne dinden haber olduk, ne Kur’andan
Hayatımız geçti, bir kez okumadan
Öğrendik dini yalan yanlış insandan
Dinden kaçtık, akılları tozuttuk
Ne dünyayı bildik ne ahireti
Akıl var mı bilmem amma
Hadi gelin kandıralım
İki yalan bir dolanla
Şu safları kandıralım
İti itle oynaştırıp
Gözlerine baktım derin mi derin
Dertleri içini yakarken durur
İmrenip bakınca en derin yerin
Gülerken gözyaşı akıtır durur
Derdimi sormadan gözüme baksan
Gülün kalbi yok ama, kokusu kıskandırır
Bülbülü dertlendirip, döktürür gözyaşını
Sevenleri mest eyler, yürekleri kandırır
Sevgilinin gözünden, akıtır gözyaşını
Her gülün bir derdi var, gönüllere girmektir
Gülün kalbi yok ama, kokusu kıskandırır
Bülbülü dertlendirip, döktürür gözyaşını
Sevenleri mest eyler, yürekleri kandırır
Sevgilinin gözünden, akıtır gözyaşını
Her gülün bir derdi var, gönüllere girmektir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!