Neyleyeyim makam ile mevkiyi
Göremezsem ilerleyen bir genci
Ülkemi de ilerletecek genç beyni
Neye yarar yaptığım, yılların eğitimi
Hep kızarım kendime, her demde
Kara bulut karartmıyor her zaman
Nasibini getiriyor arkadan
Bak gör Şimdi yağmuru toprağa akıtan
Toprakla karışıp mis gibi etrafa kokuyu salan
Bereketi, aşı verir insanı, hayvanı ayırmadan
Fışkırır topraktan, filizlenen tazecik şu candan
Hüzünlendi gülen gözüm
Düşündürdü kara toprak
Ürünümü ister özüm
Vermez oldu kara toprak
Kar demedim kış demedim
“Benim babam hep simsiyah gelirdi eve, alnında helal teriyle,bu gün babam neden beyazlar içinde gelmiş anne”
Kara yüzün, kalbi kara mı sandın
Dışına bakıp niye sen aldandın
O kalpte var olan halis imanın
Göstergesidir, giydiği kefenin
Özümüz sözümüz birdir diyenler
Uzatın eleri kardeş olalım
Hak kulunu Hakkım için sevenler
Yüreklere sevda koyup coşalım
Aynı vatan aynı millet biriz biz
Kar yağarken bir hal olur garipler
Sevinsin mi, üzülsün mü bilemez
Öğün vakti, aş bulamaz bebeler
Anaların gözyaşları kesilmez
Ne giysin de çocuk çıksın dışarı
Oturmuş süzer, ufuktan geleni
Belki durup, sana, selam verecek
Kalbini açmış, beklersin güzeli
Belki tutup elini, alıp gidecek
Nolur diye, düşünme hiç sonunu
Keklik uçmuş, kanatları çırpınır
Benim yârim uzaklardan bakınır
Dili dönse tatlı, tatlı konuşur
Benim gülüm uzaklarda kıvranır
Kuşlar gibi özgür olsam uçsaydım
Görünce gül yüzü, ateşe düştüm
Sarsıldım titredim kendime geldim
Dillerim tutuldu peşine düştüm
İçimde bir sırla kendime geldim
Uzaktan uzağa çektiğim derdim
Kim vardır ki kendisini bilmeyen
Yetişip te ülkesini sevmeyen
Geleceğe hoş şekilde bakmayan
Medet umar başkasının neslinden
Her devirde bir tarafa yıkılır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!