Ne Çay İçtim
Ne çay içtim, nede suyu ellerle
Ağız açıp sır vermedim yellere
Bulamadım yakın dostu güllerde
Yaban gülden dost olmuyor insana
Kapı bozulunca kilit tutmuyor
İçeriye kanı bozuk dalıyor
Yürek bozulunca şeytan giriyor
Şu ülkemde gör analar ağlıyor
Kalp benzemiş kırık testi kabına
Kapılıp da kanma dünya malına
Bir gün olur utanırsın kendinden
Haksız yere kazandığın malına
Güvenirsen, utanırsın kendinde
Ağıt ile gözyaşının üstünden
Kara bulut karartmıyor her zaman
Nasibini getiriyor arkadan
Bak gör Şimdi yağmuru toprağa akıtan
Toprakla karışıp mis gibi etrafa kokuyu salan
Bereketi, aşı verir insanı, hayvanı ayırmadan
Fışkırır topraktan, filizlenen tazecik şu candan
Hüzünlendi gülen gözüm
Düşündürdü kara toprak
Ürünümü ister özüm
Vermez oldu kara toprak
Kar demedim kış demedim
“Benim babam hep simsiyah gelirdi eve, alnında helal teriyle,bu gün babam neden beyazlar içinde gelmiş anne”
Kara yüzün, kalbi kara mı sandın
Dışına bakıp niye sen aldandın
O kalpte var olan halis imanın
Göstergesidir, giydiği kefenin
Özümüz sözümüz birdir diyenler
Uzatın eleri kardeş olalım
Hak kulunu Hakkım için sevenler
Yüreklere sevda koyup coşalım
Aynı vatan aynı millet biriz biz
Kar yağarken bir hal olur garipler
Sevinsin mi, üzülsün mü bilemez
Öğün vakti, aş bulamaz bebeler
Anaların gözyaşları kesilmez
Ne giysin de çocuk çıksın dışarı
Oturmuş süzer, ufuktan geleni
Belki durup, sana, selam verecek
Kalbini açmış, beklersin güzeli
Belki tutup elini, alıp gidecek
Nolur diye, düşünme hiç sonunu
Keklik uçmuş, kanatları çırpınır
Benim yârim uzaklardan bakınır
Dili dönse tatlı, tatlı konuşur
Benim gülüm uzaklarda kıvranır
Kuşlar gibi özgür olsam uçsaydım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!