Körük harladıkça kızıl alevi
Çeliği eritip boyun eğdirdi
Ermişi ereni ağası beyi
Kalp gözü görmeyen, boyun eğdirir
Sapandan fırlayan taşla vurulan
Bu gün bayram uzatalım elleri
Gönülden gönüle her gün akalım
Gülsün yüzler, ötsün tatlı dilleri
Hak emrince gelin bayram yapalım
Kırgınlığı küskünlüğü bırakıp
Daraldıkça yüreğim, gülmez oldu şu yüzüm
Vardığım tüm kapılar, birer birer kapandı
Boğazıma takıldı, ağzımdaki tüm sözüm
Derdime derman olan, bulamadım bir dayı
Eğrilmiş demirleri, dümdüz edip güldüren
Yarının derdiyle, yandım tutuştum
Hırsıma kapıldım, hayal kuramam
Çaldım, çırptım, her gün aklımı yedim
Servetim ganimet, huzur bulamam
*
Dertsiz gelip, dünya derdiyle doldum
Şu bülbülün çırpınışı
Gözyaşları bir gül için
Kan kırmızı akan yaşı
Yürek yakan aşkı için
Yaban gülü dağ başında
Bizim köyün bağlara tilki gelip dadanmış
Tadına doyulmayan güzellere bakarmış
O dillerin şerbeti dudağından akarmış
Koşup gel de güzelim buluşalım bağlarda
Üzümler asmalarda salkım saçak dururken
Bulutlar toplanmış yar'in üstüne
Gölgelik eylemiş yürek yanmasın
Nazara gelerek gülen yüzüne
Ay cemale zarar verip yakmasın
Sen ışık ol bense dönsem çevrende
Unutamam seni yar, bu sevda bende varken
Selamına hasretim, görmeye can dayanmaz
Köz üstünde yüreğim, cızır cızır öterken
Lime lime eriyor, bu sevda bırakılmaz
*
Huzmesi ıraktandır, oldukça zayıf parlar
Çabucak yatsan dedi, görür görmez halimi
Nasılda utanmıştım, o sözleri duyunca
Niye gözün kızarmış, dedim bu bir belâmı?
Yüreğime el vurdu, ulu orta soyunca
**
Nefes alış verişin, oldukça ateşlidir
Kitap taşımaktan utanan cahil
Kendini anlatmak kolay mı sandın
Üç kelime ile sanırsın ehil
Ariflerle olmak kolay mı sandın
Sohbete koyulsan sohbeti zordur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!