Düşmüş peşine şu azgın aslan
Hem hırlayıp hemde hızlı koşarken
Acımadan ceylanı da yorarken
Bir de görsen ceylanın boğazı sıkılırken
Ne laf dinler, kim durdurur aslanı
Ne kağıt var elde, nede bir kalem
Yürekten söylerim alırsan selam
Canımın cananı duysun tüm alem
Seni bulmak için düştüm yollara
Ne baharda nede kışda gözüm var
Nereye baktıysam aynalar gördüm
Gelmişim geçmişim hepsi içinde
Boşa gecen yıllar koskoca ömrüm
Kör olan gözlerle düştük zillete
Gerçeği bilmeden hayale daldık
Düşünce karanlığın içine
Gün ışığında şu yürekler karardı
Görmez oldu gören gözler
Yol karardı, iz kayboldu
Hasret kaldık dolunaya
Seviyorum diyen, döndü kokusuz güle
Derdine üzülerek, heder etme kendini
Kuyuların dibinde, çile ceken Yusuf var
Ağlayıp sızlıyarak, azaltamam derdii
Seni, senden çok seven, düşünsene Rabbin var
Canlı cansız yarattı, hikmetini bilesin
Duymadım böylesi delice sözü
Duyunca aklımı başımdan aldı
Yüreğe düşürdü görseniz közü
Ömrümce aklımı başımdan aldı
İnsanoğlu insan doğar sanmıştım
Duyun şu sesimizi, duyunda kulak verin
Kurduğum hayallerim, yerle yeksan oluyor
Denizin ortasında, susuz kalmış güllerim
Açmayan çiçeklerle, yüreklerim soluyor
Bende sizden biriyim, bu ülkenin çocuğu
Düzene bak batsın yüzün
Her düşeni hemen üzer
Utanmadan bakar gözün
Acımadan her gün düzer
Gökte uçup boşa kaçma
Edalı işveli köylü güzeli
Dilinden döktüğün sözlerin baldır
Mektup diye sallar atar gülleri
Tutarak kalbime sokasım gelir
*
Çiçek çiçek gezer durmaz yerinde
Edebimle hayalim, el ele tutuşursa
Ağzımdan çok lafın, çıkmasına gerek yok
Kopsa kızıl kıyamet, bilsem yüreğim yansa
Gözümden anlamayan, sevgiliye gerek yok
Insanlığın serveti, sevmekle başlar hayat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!