Uyu evlat uyu,
Gelecek Yaz'a çok var
Kış geldi geçti, bahar uçup gidiyor
Çatlayan tohum bile, toprağı delip çıktı, salyasını salarken
Daldan dala sekenler, kokuya uçup geldi
Hepsi ayrı çalışır, kiminin rengi allanır, kimiside ballanır
Uyu yavrum uyu da, sakın bozma rahatı
Pusuda ki yatanlar, köşeleri kapıyor
Yükünü tutan beyler, trenlerin katarı
Milletimin önünden, sessizce götürüyor
Kara kaşın güzelmiş diyene kapılırsın
Bir ilkbahar sabahı, tan yeri ağarırken
Ilık esen rüzgarı yüreğimi okşuyor
Güneşin ışıltısı, gök yüzünde parlarken
Yüreğinin derdiyle, uzaklardan bakıyor
Bulutlar yola çıkmış, önüme engel koyar
Uzaktan bakanın,
Mil çekilmiş gözleri, mücevherin hasıydı
Dalar gönülden gönüle
Gülerken vurur aşkın özüne
*
Nefretle yakar közü
Uzaktan bir ev gördüm, yıkık dökük harabe
Gördüğüm perişanlık, yüreğimi dağladı
Girdiğimde içeri, dışarıdan virane
Gariplerin bakışı, yüreğimi dağladım
Ortada koca sofra, çevresinde dokuz baş
Uzaktan sevmeye doyum olmuyor
Kokumu kokunu mektupla s/aldım
İçime çekerken huzur doluyor
Seninle birlikte deryaya d/aldım
*
Yağmurlu havada tuttuğum eli
Güneşin varlığını, doğarken bilmeyeneler
Çevreni kara bulut sardığında üzülme
Bir ömür yaslanarak, hazırım sermayeler
Tükenip yok olunca sakın olup dertlenme
Kadir kıymet bilmiyor, insanoğlu beşerdir
Uzun yollar kısa olur sevince
Dağdan dağa atar yar senin için
Yüreğim çırpınır yüzün gülünce
Karlı dağlar aştım yar gülüm için
Heyecanım günler önce başladı
Gönlüme İtlik edip, diş gösteren hırlıyor
Yüksekde Kartal uçar, yerde Aslan geziyor
Tilkiye özenenler, gizli plan yapıyor
Sakın ola unutma, mülkün bir sahibi var
Su gibi durgun sanma, buharlaşsın bir de gör
Vardır bu dünyada kalmanın bir nedeni,
Bilmeye beden de yürek, yürekte öz gerek
Bilmez mi, her günün sabahı doğan güneş,
Yeni umutlarla doğacak
Yüreğinin sesiyle, vicdanın depreşecek
Ve hemen sen harekete geçip,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!