Bizim köyün eşeği, çayır çimen dinlemez
Tepinirken bir görsen, hemen her gün anırır
Utanmayı bilmiyor, sevdiğine gülemez
Sen güzelsin dedikçe, hemen her gün anırır
Yükü çekme kardeşim yakışırmış eşeğe
Biz kendimiz yapardık oyuncaklarımızı
Kâğıttan gemiler
Tahtadan arabalar
Bazen de söğütten düdükler
İstemezdik babalarımızdan bir oyuncak.
Kendimiz yapar, kızınca da kendiniz bozardık.
Öyle bir milletiz ki, bizlerle oyun olmaz
Mazlumlara candan dost, dostluğa doyum olmaz
Uysal gibi dursak da, aslanla güreş olmaz
Çelik yaya dokunma, çarparsa iflah olmaz
Adımız Türktür bizim, sevenin gönlü doymaz
Biz Türkler!
Biz yan yana, yana yana oturduk
Aramızda gönül bağı olmadı
Selamsız sabahsız geldik somurttuk
Aramızda yeni günler olmadı
Doğmuyor güneşler, olmadı sabah
Zaman nedir mekan nedir bilmeden
Ağlamakla heba oldu şu ömrün
Uzun yıllar bir kez olsun gülmeden
Dertler ile boşa geçti şu ömrün
Ecdattan habersiz alırsan karar
Boş laf ile ötüp durma ortada
Dilin değil aklın fikrin çalışsın
Ilim irfan diye hizmet yolunda
Varsa aklın fikrin her gün çalışsın
Kaldıralım seni beni ortadan
Boş Teneke Gibi Ötmeyin
*
Kabardı nefisler, düştük lafın peşine
Yıllar yılı laf oldu, kor düştü yüreğime
Uzaktan uzağa bak, k/inleşmeler başlarken
Yüreğimin içinde, günlerce depreşirken
Boş versem dünyanın gamı kedere
Ömrümce huzuru arar dururum
Her günüm benziyor kötü kadere
Gönlümce huzuru arar dururum
Yüreğim delirdi benzer eleğe
Şu dünyada, ömür denen nedir ki
İyiyle kötünün, sürecinde geçerli
Vakit tamam olup yolcu yola giderken
Arkansıra herkes bir şey diyor ki
Senin beden, sana şahit olacak
Ettigin iyilikler, senin için geçerli
Körük harladıkça kızıl alevi
Çeliği eritip boyun eğdirdi
Ermişi ereni ağası beyi
Kalp gözü görmeyen, boyun eğdirir
Sapandan fırlayan taşla vurulan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!