Sen
Çağlar çağlayanı
Çılgın köpüklerle delip de
Şu vahşi kayaları
İçimdeki zamanları
Sonsuza akıtan…
Ah bu varsıl serzenişler
Bir edimler bilmecesi
Olmazlar masasında
Olasılıklar cetveli…
Ekşi otlar gibi selâmlar
Selâmlar ki damlalarca
Bir kırık alkolde akarlar…
Bu eskilikler üstünde
Eliptik kümeler
Sâde sevgi tozları
Kırpıntılar
Kelâm süpürgesinde
Hayâl çöpleri...
Sevgiyi dondurdum bir acı buzul gülüşünde
Al götür istersen
Ellerin üşümezse...
O küçücük dokunuşlar
Fısıldar gibi
Fısıltılar akar gibi
Kulaklarda ince, incecik
Sevgi nağmeleri
Her biri bir yeni dokunuşla
Sen varken
Ve o dal çatalları:
Kart, kuru, çıplak,
Kulelere iç bükey
Başlamak
Boşluğu düşünmeden
Velev ki yedinci katında
Bu ulvî semânın
Bir güneş de bizim için doğuversin
A cânım
Bir eski semâya vursun sazın
Varsın
Bir haslettir esneklik
Gün geçişleri
Sıra dizi gelişleri
Bir öz biçim düzlemi
Ve duraklar
Son bir istek uyanışında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!