Kuru kalmış dünya malı
Tarlasında taşı fazla
Batağına sazlar dolu
Gidenlere sözü fazla
Kime kalmış dünya dolu
Kimsenin hakkı değildi paylaşılan gerçekler
Dünyanın ahvali ezdi bizi
Sevgi neymiş dünya niye
Dertlenmedi sevgisizlik
Bu boşluk kahır etti sildi bizi
Sana daha da bir şeyler söylemek isterdim
Gördüğüm dünya şehirlerinden
Bir mimari, bir nehir
Ve işte gölgeler üzre oyunları
Denizlere dökülen…
İçimden dökülüyor yılların sesi
İçim eriyor gidiyor bin suslar ötesi
Artık
Sabahları güneşi görmez oluyorum,
İçimde bir sıkışık yığınlar öfkesi
Yaşam belki bir sevgi düşüydü
Tüm düşler izdüşümü
Kara dip yosunlarına
Takıldı gitti…
Düz bir insan bugün
Üç nokta ve boyutsuz
Çabaları çapala hey hey
Feleğini varsay, kirini umut
Ve soy
Soy ki
Gelir misin?
Dilim dilim ürperişin
Ta mercan büyülerinden
Ve de bütün gökler gözlerinde
Bir yasak anda koparmaya zamanı?
Güzel çiçek, can çiçek
Şeklin, rengin ne ki?
Göremiyorum
Kokun yok mu ki
Duyamıyorum
Dokunuyorum
Canım bana rehber ol
Götür beni gizler ardına
Düğümler büyümede
Beklemekte çözümler
İskender’in kılıcı
Bak bir ıslık, bir çığıltı
Sular süzer de bir koşu üstüne
Kulaçlan kulaçlan
Son umutları tuzdan köpük yapıp peşine
Ve kasların ağır ağır o derinlik bilincine
Yüzedur açıklara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!