Tamtamları dans ettiren bu rüzgârlarda işim ne?
Ateş kuşum benim,
Tüm bu gökler kanadı
Tutkulardan alevlerle
Ritimlerden kopuyor
Çılgın terler içinde yasaklara uçuyor...
Bir şarkı dinliyorum avcı baba
Sanki üzerime yangın rüzgârları
Kızıl küller
Ve lâv artıkları
Kuzey dağlarından
Bucaksız ovalara
Açıldı açıldı açıldı sular
Bir ölü süt maviye
Bugün
Ölgün
Durgun bu deniz
Bağrındaki giz
Bu diyafragma göğsümde
Beni ikiye böldü:
Üstü elem
Altı keder
Al git beğendiğini!
Bu gece evreninde
Sessiz
Ve güzelsin dolunay
Altında
Gümüş ezgiler dolu duyuşlarla
Tanrım,
Dönen yerler yüzünde
Gölgeleri görmedik
Bir sen vardın üstünde
Güneşi beğenmedik
Hayat durdu
Ben-varlık
Döne söne gider olduk
Susmak mı
Sussa mı?
Toplu gezegen süreçleri ki yaşansa da
Bir avanaklık öyküsü idi
Gelir dayanırdı sonunda
Yaşanmasa da
İki dolambaçlı yol vardı
Ve siz meleğim
Siz Dragos’u bilir misiniz?
Yıllar öncesi bir yazlardı çocukluğum
Güneş, bir esrik sabah esintisiyle Kartal’dan
Silûetler, gölgeler
Ve silsile tepe hülyalar arkasından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!