Çıkma Garb’ın çelikten, çomaktan kulesine;
Kapılma gaflet çökmüş, karanlık gölgesine.
Sonsuzluk merdiveni bizim minarelerde,
Her beş vakit bakarız göklerin ötesine.
Sonsuzluk asahilinde bir küçücük kum dünya;
Her dalganın ardından batmaya mahkûm dünya…
Eylül 2013
Gönül aşk kumsalında kabuk tutmaz bir yara.
Kapılmış tuzlu suya, tutulmuş dalgalara.
Ne güller saçabilmiş rengârenk bahçelerde,
Ne de kavuşabilmiş engin okyanuslara.
Sanma ağaçtan kopan her dalı kuru odun,
Kim bilir ne yangınlar içindedir o od/un.
Ağustos 2012
Bekliyoruz bu mermer kayadaki heykeli,
Ustalıkla yontacak, çıkaracak o eli.
Eylül 2011
Temmuz'un on beşi koptu kıyamet,
İşgale uğradı vatan o gece.
Görmedi asırlar böyle ihanet,
Öz tankı, topuydu düşman o gece.
Bombalandı Meclis, halk kurşunlandı,
İnsan, insanlık ne demek?
Öğrettin ey öğretmenim.
Nedir ilim, irfan, emek?
Öğrettin ey öğretmenim.
Öğrettin tarihi, günü,
Oku oku daima, ilk emr-i Kuran’dır bu.
İnsanı insan yapan temeli kurandır bu.
Oku oku güç katsın varsın şanına oku;
Okumadan başkası senin canına oku.
Oku dipsiz gökleri, derin sanatı oku;
Keşfet sonsuz âlemi, kurcala varı yoku.
Oku aşkla aslını, hak hakikati oku;
Saplanmasın bağrına cehlin zehirli oku.
Ne tesadüf ne de son... İlahi takdir ölüm,
Ebet yolculuğunda; en acı, en hoş bölüm...
Aralık 1999




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!