Ne kadar aradıysa bu dünyada ölümden,
Bulamadı bir başka mühim hakikati fen.
Bu hayal diyarında ölümdür baş hakikat;
Ölümle biter ömür, ölümle başlar hayat.
Bir çeşmedir çağımız her yanından dert akar,
Bir çeşme ki aşk cimri, adavet cömert akar.
Kurumuş kalplerdeki muhabbet pınarları,
Damla damla cemiyet, oluk oluk fert akar.
Bırak derdi, kederi, bil ki gözyaşı, hicran;
Bir yağmurdur her mevsim kalplere rahmet saçan.
Eğer bulutlar çöküp kararmasaydı gökler;
Yeşerir miydi dağlar, açar mıydı çiçekler?
Ne hükmü var zamanın vardığı bir son varsa,
Neye yarar bu yollar yalnız kabre kadarsa.
Varlığın sırlarına varabilmektir maksat,
Yoksa tüm görkemiyle neye yarar kainat.
Kâh göklerde kâh yerde, ruhlar şaşkın arada;
Göz manzara derdinde, gönüller macerada…
Ağustos 2011
Yıl yirmi üç altı Şubat,
Yıkıldı dünya Maraş’ta.
Kayıplar, kederler kat kat,
Yıkıldı dünya Maraş’ta.
Dört çeyrekte durdu zaman,
Şan, şöhret, mal, mülk, makam; hırs tarlasında mayın…
Dikkat edin, yürürken üzerine basmayın.
Nisan 2012
Ne Leyladır davası ne fâni dünya ruhun;
Nasıl bekaya müştak olur fâniye meftun?
Sevda duymazdı asla güneş varken semada,
Bir karanlık geceye aklı olsaydı Mecnun.
Titreterek bas toprağa,
Meydan senin Türk Milleti.
Mührünü vur, yürü çağa,
Zaman senin Türk Milleti.
Yürü kalksın yalçın dağlar,
Pas tutmuş deryaları coşturan donanmalar,
Savrulmuş kumsallara yosunlu yelkenleri.
Hangi kayıp limanda karşılayacak rüzgâr?
Engin okyanuslardan sahile dönenleri.
Esiyor fırtınalar acep hangi diyarda?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!