Ben bir fâni insanım, ne Bakiyim ne Galip,
Ne büsbütün Fuzuli, ne de bekaya talip.
Ben ki öyle Hayali şiirler yazamadım,
Tozlu hafızalarda belki kalır bu adım.
Sıyrıl fâni dünyanın gaflet atmosferinden,
Kurtul ruhu bunaltan karanlık çemberinden.
Bırak dönsün yerküre paslı bulutlarıyla,
Seyret uçsuz fezada sonsuzluğu derinden.
Bu bulutlar sendendir buharlaşan ey derya,
Bu ırmaklar sendendir dağlar aşan ey derya.
Akarsular, yağmurlar, dalga dalga denizler…
Senin hasretindendir böyle coşan ey derya.
Seninle başlar mevsim, açılır bahar ey gül;
Seninle coşar sular, yeşerir dağlar ey gül.
Çiçek açar ovalar, şenlenir bağ bahçeler;
Seninle huzur saçar, mest olur nazar ey gül.
Bırak derdi, kederi, bil ki gözyaşı, hicran;
Bir yağmurdur her mevsim kalplere rahmet saçan.
Eğer bulutlar çöküp kararmasaydı gökler;
Yeşerir miydi dağlar, açar mıydı çiçekler?
Şan, şöhret, mal, mülk, makam; hırs tarlasında mayın…
Dikkat edin, yürürken üzerine basmayın.
Nisan 2012
Ne Leyladır hasreti ne fâni dünya ruhun;
Nasıl bekaya müştak olur fâniye meftun?
Sevda duymazdı asla güneş varken semada,
Bir karanlık geceye aklı olsaydı Mecnun.
Gönül aşk sahilinde çöle dönmüş bir kara.
Tutulmuş tuzlu suya, kapılmış dalgalara.
Ne güller saçabilmiş rengârenk bahçelerde,
Ne de kavuşabilmiş engin okyanuslara.
Pas tutmuş deryaları coşturan donanmalar,
Savrulmuş kumsallara yosunlu yelkenleri.
Hangi kayıp limanda karşılayacak rüzgâr?
Engin okyanuslardan sahile dönenleri.
Esiyor fırtınalar acep hangi diyarda?
Orda mescittir her yer, orda kıbledir her yön;
Gir gönül kâbesine ne yana dönersen dön.
Temmuz 2013




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!