Ey solgun suretlere hayat veren aynalar,
Ey görkemli gökleri yere seren aynalar.
Sizin tüm haşmetiniz bağlı bir küçük taşa,
Ey hayal sarayında boy gösteren aynalar!
Laleleri, sümbülleri…
Rengârenk açan gülleri,
Aşkla öten bülbülleri,
O dilleri arıyorum.
İlmek ilmek nakışları,
Bir köşedir Cennetten yemyeşil dağlarıyla,
Denizi, ovasıyla bir başkadır Ardeşen.
Bir kartpostal misali zirvelerde karıyla,
Muhteşem doğasıyla bir başkadır Ardeşen.
Bir tabiat temeli inşa edilmiş suyla,
Aşk öyle bir derya ki ne herkes dalabildi,
Ne de onun seyrine dalmayan kalabildi.
Aşk öyle bir deva ki ne herkes bulabildi,
Ne de onun derdinden kimse kurtulabildi.
Çalıyor ömür zili her geçen gün alarm,
Çalıyor tükendikçe kalan dakikalarım.
Yer, gök bütün kâinat uyarırken her sabah,
Kapatıp hakikati hayallere dalarım.
Çıktı Orta Asya’dan alp yürekli bir arslan,
Dünyanın merkezinde yazdı ölümsüz destan.
Yıktı Rum’un bin yıllık köhne saltanatını,
Kurdu Anadolu’da Türk’e ebedi vatan.
Şehirleri bağlayan yollar, köprüler kadar;
Kalpleri birleştiren yollara da hacet var.
Meydanları süsleyen parklar, bahçeler kadar;
Gönüllerde yeşeren güllere de hacet var.
15 Temmuz gecesi başkaldırdı ihanet,
Bir karabulut gibi çöktü afaka zulmet,
Yaşadı esareti öz vatanında millet.
Kuşatıldı şehirler, gökler bulandı kanla,
Kapandı istikbalin ufukları dumanla,
Acı bir sıcak rüzgâr her yaprakta yazılı,
Acıdır her kayada damar damar kazılı.
Acıdır her baharda çiçeklere renk veren,
Acıdır her toprakta, her iklimde yeşeren.
Gönül kan denizinin ortasında bir ada,
Bir kara, kıtalardan büyüktür bu dünyada.
Selamet sahilleri uzanır her yanında,
Muhabbet rüzgârları eser daim orada.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!