Ben bir fâni insanım, ne Bakiyim ne Galip,
Ne büsbütün Fuzuli, ne de bekaya talip.
Ben ki öyle Hayali şiirler yazamadım,
Tozlu hafızalarda belki kalır bu adım.
Sıyrıl fâni dünyanın gaflet atmosferinden,
Kurtul ruhu bunaltan karanlık çemberinden.
Bırak dönsün yerküre puslu bulutlarıyla,
Seyret uçsuz fezada sonsuzluğu derinden.
Sanma kapkara bir tül, sarkan pencerelerden;
Gece bir karanlık dev, ömrümüzü tüketen.
Ağustos 2013
Kuzey Ege’nin incisi,
Bir cennettir Burhaniye.
Meşhurdur suyu havası,
Şan şöhrettir Burhaniye.
Arkasında Madra Dağı,
Büyüklük, cemiyete hayat vermekle olur;
Büyüklük, ne görmekle ne göstermekle olur.
Eylül 2011
Değişti her geçen gün yoldan çıkan çağımız.
Değişti yatağından akan gür ırmağımız.
Devrildi göğsümüzden yükselen kutlu çınar,
Döküldü kıtalara dağılan yaprağımız.
Çekildi zirvelerin gölgesi ovalardan,
İhtişamlı tahtından yıkıldı otağımız.
Uyan ey şanlı nesil uykudan uyan yeter.
Kalksın meşum atalet, bitsin bu hicran yeter.
Bırak kürek çekmeyi gaflet denizlerinde,
Açıl engin sulara kükresin umman yeter.
Eğer bu sarp vadide dik tutmazsan gölgeni,
Ya bir kurt takip eder ya da bir çakal seni.
Eylül 2013
Kimine gündüz güneş, kimine gece hayat;
Kimisine hikâye, kimine hece hayat.
Kimisi için hayal, kimisine hakikat;
Cevabı son nefeste bir sır, bilmece hayat...
Ne kadar aradıysa bu dünyada ölümden,
Bulamadı bir başka mühim hakikati fen.
Bu yüzdendir her yerde ölümdür baş kahraman;
Ölümle doğar dünya, ölümle başlar zaman.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!