Dünya dünya namına bu dünyada gördüğüm;
Bir çürük ipe bağlı birkaç boncuk kördüğüm.
Şubat 2011
Çıkma Garb’ın çelikten, çomaktan kulesine;
Kapılma gaflet çökmüş, karanlık gölgesine.
Sonsuzluk merdiveni bizim minarelerde,
Her beş vakit bakarız göklerin ötesine.
Sonsuzluk sahilinde bir küçücük kum dünya;
Her dalganın ardından batmaya mahkûm dünya…
Eylül 2013
Ne hükmü var zamanın vardığı bir son varsa,
Neye yarar bu yollar yalnız kabre kadarsa.
Varlığın sırlarına varabilmektir maksat,
Yoksa tüm görkemiyle neye yarar kainat.
Kâh göklerde kâh yerde, ruhlar şaşkın arada;
Göz manzara derdinde, gönüller macerada…
Ağustos 2011
Yıl yirmi üç altı Şubat,
Yıkıldı dünya Maraş’ta.
Kayıplar, kederler kat kat,
Yıkıldı dünya Maraş’ta.
Dört çeyrekte durdu zaman,
Titreterek bas toprağa,
Meydan senin Türk Milleti.
Mührünü vur, yürü çağa,
Zaman senin Türk Milleti.
Yürü kalksın yalçın dağlar,
Bekliyoruz bu mermer kayadaki heykeli,
Ustalıkla yontacak, çıkaracak o eli.
Eylül 2011
Temmuz'un on beşi koptu kıyamet,
İşgale uğradı vatan o gece.
Görmediydi millet böyle ihanet,
Öz tankı, topuydu düşman o gece.
Bombalandı Meclis, halk kurşunlandı,
İnsan, insanlık ne demek?
Öğrettin ey öğretmenim.
Nedir ilim, irfan, emek…
Öğrettin ey öğretmenim.
Öğrettin tarihi, günü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!